31 Ocak 2014 Cuma

Derya BIYIK TUNA'nın Çekilişi Var

 

ÇEKİLİŞ VAR &1

Evet bu da çekilişi ben düzenliyorum. Yukarıda görmüş olduğunuz kumaşları hediye olarak göndereceğim. 






Bu kumaş şifon boyutlar140-150


lacivert çizgili kumaş 90-140

 ekose kumaş hemde likralı 100-155
 bu kumaştan kızıma bunu dikmiştim. 95-160

Bu yeşil kumaşta likralı 120-130. rengi burda hiç güzel çıkmadı. :(

Bu çekiliş için  Google Friend Connect aracılığıyla izleyicim olmanız ve blogunuzda paylaşımda bulunmanız yeterli olacak.

 Geçersiz paylaşım linkleri ve link olmayan paylaşımlar dahil edilmeyecektir.Kargo bana ait olacak.
Not: Çekiliş blogları ve yurtdışı dahil değildir.
15Şubat Cumartesi akşamı 21'de çekiliş sona erecek, 16 Şubat çarşamba sonuç açıklanacak İnşallah.

Yeni Gelin Yeni Hayat'ın 1.Yaş Çekilişi

Arkadaşlar,Yeni Gelin Yeni Hayat 1.yılını doldurmuş,bundan mütevellit çekiliş yapmakta,bende ilgilenenlere duyurmak istedim,bol şans  




Çekiliş

Çoğu zaman eski takip ettiğim blogları kaybettim,
Hepsini bulup tek tek geri takibe aldım,
bir baktım gizli takip etmişim... tekrar düzelttim...
Yeni bir şeyler ekleyeyim derken tüm site şablonunu silmişim.
Kısacası düşe kalka...
O nasıl olur, bunu nasıl yaparım soruları ile...
Ne zamandır girmemenin üzüntüsü ile...
En önemlisi sizlerle birlikte bir yılı doldurduk...

Şimdi sıra çekilişte ;)

Sevgili Kalpli Baykuş'un yaptığı kişiye özel harflerden ve LOVE yazılı duvar süsü...

Çekilişe katılım çok kolay...

*** Öncelikle Blogumu takip etmenizi,
*** Blogunuzda (olmayanlar için herhangi bir sosyal medyada #yenigelinyenihayattacekilisvar etiketi ile) duyurmanızı,
*** Duyuru linklerinizi yorum kısmına mail adresiniz ve beni takip ettiğiniz isminiz ile birlikte yazmanızı istiyorum.

- Sadece çekilişler için oluşturulmuş bloglar  çekilişe dahil edilmeyecektir...

İşte bu kadar. 

Bu arada İnstagramda @kalplibaykus hesabını incelerseniz hediye hakkında daha çok fikir sahibi olabilirsiniz ;)

Çekilişe son katılım 28 Şubat 2014.

Çubuk Makarna

Annem Trabzonda ya,bu aralar hem ev kızı hem de çalışan bayan olarak iki rolü üstleniyorum :)
Kendi çapımda başarmaya çalışıyorum.Annem yemek yapıp gitti ama dün akşam bir baktım ki takviye yapmam lazım bu akşam için.Ben de yılların eskitemediği bir alışkanlık olan çubuk makarna haşladım,sosunu bu akşam yapıp ekleyeceğim,henüz ev halkından talep gelmedi sos konusunda :)

Makarnamı pişirdim,bulaşıklarımı yıkadım.Bu arada yeni bulaşık makinemiz geldi ama daha kurulumu yapılmadı,cumartesi hallolur muhtemelen.

Arkadaşlar,Pastavilla'nın kalp şeklinde makarnası varmış,önüme gelen her markette ondan arıyorum, bulamıyorum.Duygusal ve romantikim ya herbişeyde duygusal unsurları arıyor gözlerim.Şimdi de kalpli makarnaya taktım :)
Bana göre sunum çok önemlidir,şöööle minik kalpli kalpli makarna yerken insan yediğinden zevk alır,doymak değil yani önemli olan,görüntüden de doyabilirim ben :) Farkındasınız değil mi;ne çektiysem duygusallığımdan çekiyorum :)

Makarna şişmanlatır mı diye bir mesele vardı di mi ?
Makarna tek başına iken masum olabilir ama,yanına kalori bombaları topluluğu gelirse durum vahim doğal olarak.Suçluların belli başlıları mayonez,ketçap,krema vs. v.s v.s
Ama onlarsız da yenilmiyor kiii diyenleriniz olabilir,sonuna kadar katılıyorum,hem de bütün kalbimle :)
Ben de arada bir kendimi bu şekilde şımartmıyor değilim :)
Eğer bulabilirsem o kalpli makarnadan 5-10 torba alırım sanırım.
Aramaya devam,e hadi bana rastgele :)

Sevgiler

Minik







Gontheblog'dan Balm Voyage'den hediye çekilişi

Gontheblog'dan Balm Voyage!


Gontheblog'dan Balm Voyage,bloğunun 500. takipçisi için güzel bir hediye verecek.Çekilişe katılıp Balm'ın yeni ve müthiş paleti Voyage'ı kazanmak için siz de şansınızı denemek isterseniz buradan bilgi edinebilirsiniz.Bol şanslar :)

30 Ocak 2014 Perşembe

Ruh Hallerim

Çok çok çok uzuuuun zamandır değişik ruh halindeyim,bloguma zamanında veremediğim önemin sebebi de bu.

Hayatta hep sınırlandık.Bu hayat denen kavram insana çok şey mi yüklüyor,yoksa bu zorunlulukları bizler mi yaratıyoruz,tartışılır.
İlla herşey bir düzen içinde mi olmalı ? Yani herşeyi toplumun koyduğu kurallarla mı yaşamak zorundayız ?

Mesela ruh halim gereği daha evvel hiç yapmadığım,bana göre çılgınlık olarak nitelendirdiğim şeyleri yapıyorum,söylüyorum ya da her neyse... 
Hep bir zorunluluk,aman öyle yapma yanlış anlaşılır,aman böyle yapma yanlış anlaşılır,aman öyle deme ayıp.Yıllarca bunlarla doldurdular beynimizi.Tamam herşeyin bir sınırı var,ama o sınır seni hayattan bıktırma derecesine gelmişse,yapamadıkların,gidemediklerin,söyleyemediklerin birikince...

Bütün bunlar yıllarca susmuşluğumun,aman iyi insan olayım diye duyduğum endişenin sonucu boğazıma birikenlerin bazıları.Zaten boğazımda oluşan tiroid denen tabir-i caizse kelebek şeklindeki olgunun hayatımı ele geçirmesi,zamanında yaptığımın hataların ceremesini çekmemi tetikliyor.Vücudun orkestra şefi oymuş,hareket ve davranışlarımızı o yönetiyor.

Diyeceksiniz ki bu hastalık on kadından birinde mutlaka var,kabul,ama bu duruma geliş sebeplerini düşündükçe insan bu hale geliyor.
Haksız mıyım ?  

Bıktım artık laf anlamayan,ön yargılı,yüreğini şeytana satmış,çıkarcı vs. insanlardan !
Toplum içinde uyumlu yaşayamayacak mıyız ? 
İlla hep birilerinin canını mı yakmak lazım ?
İlla hep birşeyleri sineye mi çekmek lazım ?
Bir yerlere gelebilmek için illa hak yemek mi lazım ?

Bence deli olup hiçbir şeyi kafaya takmamak lazım ! 

Ama ben yapamıyorum !!!!!

Minik


29 Ocak 2014 Çarşamba

En İyi Blog Yarışması

En İyi Blog Yarışması


En İyi Blog Yarışması

Merhaba sevgili Blog Yazarları.! Yeni yarışmamız olan, "En İyi Blog Yarışması" yakında başlıyor. Blog sayfalarınızın daha geniş kitleler tarafından duyulması, kalıcı bir takipçi kitlesi edinmesi ve siteler arası link trafiğini artırmak adına düzenlediğimiz etkinliklerden biriyle daha karşınızdayız.


Yarışma Ödülü
Dereceye girecek olan ilk 6 Blog, sol tarafta görmüş olduğunuz sponsorlarımız alanında sitelerine direkt olarak 2 ay boyunca ücretsiz link kazanacaklar.. Yarışma birincisine extra olarak jüri üyeliği verilecektir.



Yarışma Oylaması
Yarışmamızın kazananlarını "Blog Deposu Jüri Üyeleri" belirleyecektir. Yarışmaya katılan her blog, jüri üyeleri tarafından 10 tam puan üzerinden derecelendirilecektir.



Yarışmaya Nasıl Katılırım
Yarışmaya katılmak isteyen blog sahipleri, önce bu yarışmayı sayfalarında duyurup, yayın içerisinde link verdikten sonra paylaşım yaptığı sayfa linkini alttaki yorum alanına bırakmalıdır.
Herkese bol şans.. http://blogdeposu.blogspot.com/

28 Ocak 2014 Salı

CARTE D'OR Keşkül Yaptım

Carte d'Or Ürünler - KEŞKÜL



















Annem Trabzon'a gitti :( Pazartesi sabahına kadar yok.Aileme çok bağlı olduğum için en değerli varlığımın yanımda olmayışı daha ilk akşamdan dondurdu beni.Allah'ımm sağ salim dönmesini nasip et.

Annem yemek yapmış büssürü,ben de tatlı olarak takviye olsun diye bu akşam CARTE D'OR'un keşkülünü yaptım.Sütlü tatlılardan en çok keşkülü severim.Pişerken mutfağa yaydığı o mis koku sayesinde daha yemeden kokusundan doyarım :) Özellikle yazın, buzdolabında neredeyse dondurma kıvamına gelinceye kadar soğutup yemeyi çok seviyorum.
Kutusunun üzerinde tarifi var,size ayrıca bir kutu süt lazım :)
en fazla 10 dakikanızı alır.Acil durumlar için zaman kurtarır.
Denemenizi tavsiye ederim,şimdiden afiyet olsun.

Sevgiler

Minik


















111




En Etkileyici Parfümler

En Etkileyici Parfümler

 Özgür, duru, romantik, baştan çıkarıcı… Tarzınız ne olursa olsun kısa bir araştırmayla hayalini kurduğunuz parfüme ulaşmanız an meselesi. Parfüm seçiminde notaların tene uyumu ve uyandırdığı duygular kadar şişe tasarımının etkileyici olması da önemli. Parfümünüz bir bütün olarak sizi yansıtmalı. Bu amaçla sizler için en etkileyici parfüm şişelerini derledik.

Guerlain La Petite Robe Noire

Guerlain La Petite Robe Noire, küçük siyah elbisenin fenomen hikayesiyle romantik aynı zamanda yaramaz ve baştan çıkarıcı kadınlara sesleniyor.

Bu ürünü incelemek için tıklayın.

Paco Rabanne Invictus

Sizi erkeklerin yeni güçlü dünyasına çağıran Paco Rabanne Invictus’un tasarımı da kendisi gibi yenilmez!

Bu ürünü incelemek için tıklayın.

Marc Jacobs Daisy

Zamanında yaratıcı tasarımıyla FIFI ödüllerini de kazanan Marc Jacobs Daisy, senelere meydan okuyor ve orijinalliğini koruyor. Şişe tasarımı parfümün adı gibi papatya şeklinde ve çok renkli! Enerjik ve cesur kadınların seçimi Marc Jacobs Daisy, meyveli notalarıyla bağımlılık yaratıyor.

Bu ürünü incelemek için tıklayın.

Roberto Cavalli Just Cavalli

Piton, cam ve metalin birleşimiyle hayat bulan tasarım, Cavalli erkeğinin baştan çıkarıcı karakterini ve tutkusunu yansıtıyor.
 

Bu ürünü incelemek için tıklayın.

Flower in the Air

Flower in the Air, şişe tasarımında her detayın ne kadar önemli olduğunu gösteren bir diğer parfüm. Çiçeklerin özgürlüğünden esinlenen tasarım, kırmızının enerjisinden yararlanıyor ve kısalığıyla Flower by Kenzo ile arasındaki bağı vurguluyor.

Bu ürünü incelemek için tıklayın.

Lolita Lempicka Feminine

Lolita Lempicka Feminine, elma şeklindeki tasarımı ve mor rengiyle masallar kadar tutkulu!

Bu ürünü incelemek için tıklayın.


İçlerinden hiçbiri size göre değil mi? Ya da parfümünüzü değiştirmek mi istemiyorsunuz Hepsiburada’da 99,90 TL’den başlayan fiyatlarla alabileceğiniz yüzlerce parfüm modelini inceleyebilirsiniz veya kendi parfümünüzün Hepsiburada.com’daki fiyatına göz atabilirsiniz.
Hepsiburada.com’daki parfümler için tıklayın. :)

Bir boomads advertorial içeriğidir.

25 Ocak 2014 Cumartesi

Mavi Ay (Moonlighting)

Sene 1985,Cuma gecelerini iple çekerdim tabiri caizse.O gün öğlen okuldan gelinir,yazı ödevleri yapılır,akşam saat 23:00'e kadar yatak açılır,ışıklar söndürülür televizyon karşısına geçilirdi,yani bunları yapan bendim :) Çünkü Mavi Ay başlayacaktı.Bambaşkaydı o dizi.O muhteşem sevimli ikiliyi büyük bir zevkle izlerdim.Sonra da mutlu mutlu uyurdum.
Cybill Shepherd (Madelyn 'Maddie' Hayes) ve Bruce Willis (David Addison Jr.)'den bahsediyorum :)


Bruce Willis'in komik ve duygusal tavırlarına hasta oluyordum.Rahmetli Alev Sezer de müthiş ses tonuyla rolü zenginleştiriyordu adeta.Karşılıklı çekişmeli bir aşk vardı aralarında ama kavuşamadılar :(

Keşke yeniden yayınlanmaya başlasa,buradan yetkililere sesleniyorum :)
Geçtiğimiz Cumartesi gecesi youtube dan bir bölümünü bulup izledim,musmutlu uyudum,izlemek isteyenler için tık tık 

Ben bu gece yine nostalji takılırım herhalde,izleyeceklere de iyi seyirler

Sevgiler

Minik

Sağlıklı Banyo Keyfi Yapmanın Püf Noktaları


Banyo deyince su, su deyince de akla sağlık gelir.Ancak tüm haftasonunu banyo keyfi yaparak geçirmek yararlı olmayabilir. Çünkü çok fazla suda kalmak vücudun buruş buruş olmasına ve kurumasına neden olur. Bunun için akşamları kendinize biraz zaman ayırsanız yeter.Biraz yalnız kalıp, sıcak suyla dolu küvetin içinde yatmak ve bu sayede gevşeyip stresli günü geride bırakmak.
Sıcaklık çoğu zaman stres ve rahatsızlıkların giderilmesi için en iyi ilaçtır. Bu nedenle kokulu bir banyo ile dinlendirici veya uyarıcı bir etki alabilirsiniz. Özellikle içinde ezoterik yağlar barındıran gül, yasemin, lavanta, mandarin, limon veya papatya kokuları vücudun ve ruhun gevşemesini sağlar.
Sağlık su olmadan olur mu? Olmaz. Kafanızdakilerden kurtulmak ve günün yorgunluğunu atmak için en güzeli zevkli bir banyo keyfi yapmaktır. Kendinize bir banyo programı yapın ve banyonuzu bir keyif vahasına dönüştürün! Kokulu mumlar, tütsü çubukları, güzel bir müzik ve bir fincan sıcacık çay. Banyo yapmak keyifli bir iştir. Sadece su ve sabun değildir. Bu yüzden banyo önerilerimize kulak verin.Doğru banyo yapmak.Küvete koyacağınız su ne çok sıcak ne çok soğuk olmalı.37 derece ısıdaki su tam kıvamıdır. Su çok sıcak olduğu takdirde vücut dolaşımı ağırlaşıp yavaşlar ve dokular yorulur.
20 dakika küvette suyun içinde kalmak yeterlidir. Bu süreden daha fazla suda kalmak, vücudun buruş buruş olmasına ve kurumasına neden olur.En iyi banyo zamanı; öğlen 15 ile akşam 21 saatleri arasındadır.Bu sayede bedenimiz daha iyi çalışır.
Banyo sonrasında kendinizi enerjik hissetseniz de, hemen giyinip işlere koyulmayın. Bornozunuza sarınıp biraz yatağınızda veya koltuğunuzda uzanın ve suyun yavaş yavaş geçen sıcak etkisini hissedin.
Küçük banyo sözlüğü
Süt banyosu? Banyo jeli? Yoksa köpük yapan banyo tabletlerini mi tercih edersiniz? Hangisi daha iyi? Hem aradaki fark nedir? Sizin için küçük bir banyo sözlüğü oluşturduk. Böylece hem öğrenecek hem de hoşunuza gideni seçebileceksiniz.
Yağ banyosu: pürüzsüz tenlerin favori banyosudur.Bu banyonun ardından vücut bir yağ tabakasıyla sarılır.Böylece vücut nem oranını daha uzun süre dengeleyebilir. Özellikle çok kuru ciltler için idealdir.
Banyo jeli: banyo jeli, banyoyu kremli köpüklü bir bakım macerasına dönüştürür. İçindeki malzemeye göre de stres giderici, gevşetici, uyarıcı veya dokuları sıkılaştırıcı bir etki gösterir.
Banyo tabletleri: iç gıdıklayıcı bir etkisi vardır! Bu tabletler suya kaynayan bir hava vererek fokur fokurmuş gibi gösterirler. Sırtınıza bir tablet yerleştirin ve üzerine yatıp, derin nefes alın. Oluşan fokurtular bir masaj etkisi gösterecek ve sizi rahatlatacaktır.
Banyo tuzu: bu tuzlar köpük oluşturmazlar. Tuz kristalleri suda çözülmeye başlayınca ciltte hafif yanmalar meydana gelebilir.Hatta bu kişinin sızlanmasına da neden olabilir. Banyo tuzlarının değişik kokulu türleri vardır.
Süt banyosu: Kleopatranın her zaman sır gibi tutulan güzellik banyosudur. Sütteki yağ ve protein miktarı ciltte düzleştirici ve dinlendirici bir etkiye neden olur. Ya hazır süt banyosu ürünlerinden satın alacaksınız, ya da sıcak su ile dolu küvete taze süt ve biraz bal döküp karıştıracaksınız. Özellikle duyarlı ve kuru ciltler için idealdir.
Köpük banyosu:
kalitesine bağlı olarak cildi kurutabilir, bu nedenle daha çok yağlı ciltler için uygundur. Yüksek kalitedeki köpük banyoları küvetten taşabilen oldukça büyük köpük dağları oluşturmak yerine, suyu hafifçe köpürtüp vücudu dinlendirirler.        

Alıntıdır 

Hepinize mis kokulu bir hafta sonu diliyorum

Minik

22 Ocak 2014 Çarşamba

Ben'den...

Kolay onarılabilir mi paramparça olmuş bir kalp.
Çok mu kolaydır,ya da bana mı zor geliyor.
Sen ev yapar gibi tuğla üstüne tuğla koymaya çalışırsın hayatını daha güzel yaşamak için,
birileri gelir yaramaz çocuk gibi tuğlanın birini alır yere atar,sen üzülerek yerden tuğlayı alır yerine koyarsın,duvarı örmeye çalışırsın sabırla,sonra yine duvarını yıkmaya çalışırlar,sen yine örmeye devam edersin,yine yine yine,yine...

Nereye kadar peki ? Sabrın,gücün,yüreğin yettiği kadar.Gücün bitince duvarı öylece bırakırsın.
Sonra farkederler senin o bitkin halini.Galiba o tuğlalardan biri düşer kafalarına,özür dilerler.O kadar kolay mıdır affetmek ?
Sorarım size o kadar kolay mıdır ?

Neyse,Teoman dinleyelim mi ?


Minik

21 Ocak 2014 Salı

Debbie Macomber Okuyorum :)

Geçen akşam başladım bu güzel kitaba,sürükleyici dinlendirici,okunulası bir kitap,zaten alırken de içim ısınmıştı :) Tavsiye ederim. Uyumadan önce iyi geliyor,dinlenmiş arınmış olarak uykuya dalmak güselmiş.
Kitaptan çoook beğendiğim bir söz "Her şey hayatta kalmakla ilgiliydi ve hayatta kalmak , hiçbir şeyi çok fazla ciddiye almamak , çok da derine inmemek demekti."
Keşke uygulayabilsemmmm

Hepinize musmutlu bir hayat diliyorum

Sevgiler

Minik

20 Ocak 2014 Pazartesi

Islak Mendil

Başlığı böyle atınca Ümit Besen'in Islak Mendil şarkısı aklıma geldi :)
Neyse konumuza dönecek olursak,ıslak mendilleri çıktıkları günden beri çok sık kullanırım,çantamda minik bir pakette bile olsa mutlaka vardır.Bazı sakıncalarını duyup okuduysam da birçok yerde acil yardım gibi bişiy oluyorlar benim için.
Özellikle bilgisayarımın klavyesini,çalışma masamın üzerini en iyi onlarla temizleyebiliyorum.
Bugünlerde de Komili'nin ıslak mendillerine taktım,kokusu çok hoş :) yumuşacık.Sağlık açısından noooolur noolmaz diye fazla solumuyorum ama.

Hepinize mikropsuz,hijyenik günler dilerim

Sevgilerimle

Minik

18 Ocak 2014 Cumartesi

Efendiiiiim,belki farketmişsinizdir;ben bekarım :)
ev işleriyle çok fazla ilgilenemiyorum ama yardım ediyorum iş hayatımdan fırsat buldukça,yani annem sağolsun :) Bazen annem şehir dışına çıkar,o zamanlar doğal olarak bütün işler bana kalır.
Böyle zamanlarda günlük işlerimi akşamdan,temizlik ve çamaşır işlerimi de pazar günü yapıyorum,evlenirsem (ki şu anda ufukta öyle bir plan yok,hakikaten bekarlık sultanlıkmış,derlerdi de inanmazdım :) )
ne yaparım bilemiyorum."Allah evlilere yardım etsin" diyerek hızlı temizlik konusu ile ilgili edindiğim bilgileri paylaşayım dedim...Bu arada temizlik robotu almak istiyorum,marka ve fiyat konusunda bilgi verecek arkadaşlar varsa çoook sevinirim,şipşak ama etkili bir temizlik olsun,zamanımız bize kalsın.Tembel değiliiimmm,vakit nakittir,o yüzden yani :)

1. Keşif turu yapın: Temizliğe başlamadan önce hangi odanın nasıl bir düzenleme ve temizlik operasyonu gerektirdiğini belirleyin. Örneğin perde ve halılar yıkanacak mı, dolap içleri ve zeminin temizlenmesi gerekiyor mu? Keşif turunu evin tüm odalarına uyguladıktan sonra benzer ya da aynı işlemleri gruplayın. Örneğin perdeleri aynı anda kuru temizlemeye, halıları da yıkamaya verebilirsiniz.

2. Plan oluşturun: Hangi odayı hangi günlerde temizleyeceğinize dair bir plan oluşturun. Bunun için haftalık plan ya da aylık plan yapabilirsiniz. Hafta içi çalışıyorsanız sizin için aylık programlama daha etkin olabilir. Bu planda evin hangi bölümünü nasıl ve kaçar dakikalık periyotlarda temizleyeceğinize yer verin. Böylece unuttuğunuz ya da atladığınız detaylar olmayacağı gibi kendinizi yormadan temizliğin üstesinden gelebilirsiniz.

3. Yardım alın: Eşiniz ve çocuklarınızdan tüm samimiyetinizi ortaya koyarak yardım alabilirsiniz. Konuşmanız etkili olursa, sizi reddetmeleri de zor olacaktır. Örneğin ortalığı toparlama, ince köşeleri temizleme konusunda çocuklar genellikle çok başarılıdır.

4. Malzemeleri önceden ayarlayın: Temizlik yaparken en fazla vakit çalan şeylerden biri doğru gerecin evde bulunmuyor oluşu ya da uygun temizleyicinin bitmiş olması. Yeni bir deterjan y ada gereç satın almak üzere markete gitmek ise çok büyük vakit kaybı olabiliyor. Vakti en etkili şekilde kullanmak istiyorsanız keşif turundan hemen sonra ihtiyaç duyacağınız temizlik malzemelerinin listesini yapın ve en kısa zamanda ertelemeden temin etmeye özen gösterin.

5. Doğal malzemeler kullanın: Evi temizlemek zararlı kimyasallar kullanmak anlamına gelmiyor. Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de ekolojik duyarlılık söz konusunda bilinçlenme düzeyi çok arttı. Bunun için üretilen bitkisel içerikli, doğal, insan sağlığına zararlı olmayan ama aynı zamanda da çok güçlü deterjanlar bulunuyor. Anti bakteriyel, yüzde yüz doğal u temizlik ürünlerini kullanabileceğiniz gibi limon, sirke, yemek sodası gibi bitkisel ve ev yapımı çözücülerden de yararlanabilirsiniz. Özellikle sirke ve limon ikilisi banyodaki kireç lekeleriyle, mutfakta ise yağ lekelerini yok etmede birebir etkilidir.

6. Organize edin: Evde bir türlü yok edemediğiniz tozların kaynağını merak mı ediyorsunuz? Aslında cevabı basit. Organize etmediğiniz her eşya grubu aynı zamanda tozların yoğun bir şekilde konuşlandığı yerlerdir. Köşede unuttuğunuz bir dergi yığını, ayıklamadığınız eski havlu ve çarşaflar bunlardan sadece bazıları. İşe ilk önce tekstilleri, dergi arşivinizi ayıklayarak başlayabilirsiniz.

7. Zaman çalıcılardan kurtulun: Temizlik yaparken telefon ve televizyon gibi aletlerin fişini çekmek serbest. Sevdiğiniz bir TV programına yakalandığınızda karşı koymak çoğu kez imkansız olabiliyor. TV ve telefonu bir süreliğine kapatmanız dikkatinizin dağılmasını engeller. Televizyon seyrederek ya da telefon konuşmalarının önüne geçerek vaktinizi etkili bir şekilde kullanabilirsiniz.

8. Müzik olmazsa, olmaz!: CD player’ınza sizi canlandıracak bir müzik koyun. Atta temizlik yaparken dinlemek için kendi albümünüzü bile yaratabilirsiniz. İlk hedef motivasyonu zirveye çıkarmak!

9. Zamanlayıcı kullanın: Temizlik esnasında bir odaya takılıp kalıyor ve çok fazla oyalanıyorsanız, zamanlayıcı kullanabilirsiniz. Zil sesi vaktinizin dolmak üzere olduğunu anımsatabilir.

10. Temiz tutalım projesi: Temizlik yapmanın belki de en önemli basamağı işin bu kısmı. Bütün temizlik işlemi bittikten sonra evin tüm bireyleriyle günlük Yapılması gerekenleri gözden geçirerek evi nasıl temiz tutacaklarına dair paylaşımda bulunabilirsiniz.


ALINTIDIR..

17 Ocak 2014 Cuma

Tozlu Raflar'dan Kitap Çekilişi...

Kitapseverler için çekiliş haberi...
Çekilişi yapan blog arkadaşımız tozluraflarlakitaplar.blogspot.com
Diyor ki :

Çekilişim vaar ^^

Bu blogu yeni açtım ve okuduğum kitapları her bitirdiğimde paylaşmaya çalışıyorum. 
Şimdiye dek çok az paylaşım yapmış olsam da okumaya devam diyorum. 
Asıl konu, çok az kişiyiz ve çok az tıklanma var. Bu nedenle bir çekiliş 
düzenlemeye karar verdim. Nedenini anlamışsınızdır; izleyici toplayıp yorum yapmak, 
yeni bloglar keşfetmek, okuduğumuz kitapları tartışmak, kitap tavsiyelerinde bulunmak...
Gelelim şanslı kişiye hediye edeceğim kitaplara:)


Cehennem - Dan BROWN
Kürk Mantolu Madonna Sabahattin Ali
Olasılıksız - Adam Fawer
Kan Gölü - Tess Gerritsen
Kitapları çekilişe özel aldım. Hepsi orjinal. Ve tabii bunlardan kendime de aldım;)
Elbet sadece kitap değil!! Yanında küçük sürprizler de var.

Cehennem, Olasılıksız ve Kan Gölü kitaplarının türü polisiye-gerilim. Kürk Mantolu Madonna da sanırım acıklı bir roman. 

Başlangıç: 14 Ocak Salı
Bitiş: 21 Şubat Cuma

Çekilişe katılmanız için yapmanız gerekenler:
Çekilişi resmiyle birlikte blogunuzda veya herhangi bir paylaşım sitesinde duyurup linkini yorum olarak bırakmak.

Ve tabii blogumun üyesi olmak.. (blogun sağ tarafında)

<<
Herkese bol şans! :)

Yorgunlukla Savaş

Geceleri uykunuzu almanıza rağmen her zaman yorgun mu hissediyorsunuz? Zengin içerikli besinler yorgunlukla mücadelede ve hatta yedek enerji depolamanızda size yardımcı olabilir. Çalışmak, televizyon izlemek ve çocuk bakmak gibi birçok eylem yorgun hissetmemize sebep olabilir. Fakat eğer akşam yeterli uyku alıyorsanız ve buna rağmen hala yorgun hissediyorsanız bir de beslenme düzeninize göz atma vaktiniz gelmiş demektir. Yorgunluk, araştırmacılar tarafından besin içerikleri fakir gıdalarla bağıntılı bulunmaktadır. Vücudumuzun düzgün çalışabilmesi için kompleks karbonhidratlar, yağ, protein ve vitamin-mineraller gibi temel besin öğeleri gerekir. Bunları yeterli almadan yorgun, hatta sinirli hissedebilir ve daha kötü gıda tercihlerine yönelebilirsiniz. Enerjinizi çabuk yükseltebilmek için şeker ve benzeri gıdalar tüketmek aslında sizin enerji seviyenizden çalar ve kısa bir süre sonra kilitlenmenize yol açar. Peki, ne tüketmeliyiz? Proteinin zihinsel odaklanma ve enerji için öncül olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu yüzden vücudun yavaş yavaş sindirerek kan şekerini yavaş ve dengeli yükseltecek kinoa ve buğday ürünleri gibi bitkisel protein bazlı yiyecekleri tüketmek yararlı olacaktır. Çinko, enerji üretimi için kilit noktadır ve çinko içeriği yüksek besinlerle beslenmek vücuttaki yağların hızlı bir şekilde enerjiye dönüşmesine katkıda bulunur. Çinkonun en iyi kaynakları bitter çikolata, mantar ve fıstıktır. Tatlı patates içeren gıdaların enerji arttırdığı kanıtlanmıştır. Stanford Üniversitesi’ndeki araştırmacılara göre günde 1 su bardağı tatlı patates tüketen kadınların %78’i en az 3 gün içerisinde kronik yorgunluk şikayetlerinden kurtulmuşlardır.Bir Kore araştırmasına göre ise günde iki fincan ginseng çayı tüketmek enerjiyi %50 ve daha fazla arttırabilir. Güney Kalifornia Üniversitesi’ndeki araştırmacılara göre günde ¼ su bardağı pırasa tüketmek yorgunluk şikayetlerini %25’e kadar azaltmaktadır. Yeterince demir alamayan kişilerde daha fazla yorgunluk ve rehavet görülmektedir. Yeterli demir olmadan vücudumuz dokulara yeterli oksijen taşıyamaz. Yorgun hissediyorsanız öncelikle mutlaka demir düzeyinizi ölçtürmeli ve düşüklük varsa demir içeriği yüksek besinleri (yumurta, et, kuru kayısı vb) günlük beslenmenize eklemelisiniz. Kısacası yorgun hissetmemizin nedeni vücudumuzun bazı gıdalara ihtiyaç duymasından olabilir. İyi uyumanıza ve fiziksel olarak size yıpratacak bir iş yapmamanıza rağmen yorgun ve halsiz hissediyorsanız çözümü kaliteli ve sağlıklı beslenmekten geçiyor.

ALINTIDIR...KAYNAK:Kadın gazetesi

Demek kiiiii benim patates tüketmem lazım bu aralar,kilom ve trigliseridimin yüksek oluşu yüzünden ara vermiştim,hafta sonu patates kızartması ile biraz şımartmam lazım kendimi :) 
Hatta yanına da şöööle halka halka doğranmış ve kızartılmış soğan halkaları,oyyyyyyyyyy
canım çekti,gel hafta sonu geeellll
Bol enerjili günler dilerim

Sevgiler 

Minik 




16 Ocak 2014 Perşembe

Bulaşık Makinası Turşusu :)

Arkadaşlar az evvel öğrendim bu turşu yapma şeklini,ama evdeki bulaşık makinesi bozuk,
randımanlı çalışmıyor :( yenisini alana kadar biraz sabredeceğim denemek için :)
Olay şu: Turşuyu kavanoza hazırlayıp ağzını kapatıp bulaşık makinasına konuluyormuş.
Makinayı uzun programda çalıştırılıp bitince çıkartılıyor,soğuyunca yeniliyor.

Hani derler ya "bir yaşıma daha girdim" diye,işte o moddayım :)

Sevgiler

Minik

14 Ocak 2014 Salı

Buruk Bir Hikaye



Genç kız eski eşyalarını toparlıyordu.Eski yazılar,eski notlar,eski şiirler,lisede giydiği okulun son günü arkadaşlarının imzaladığı gömleği ve kravatı duygulanmasına yetmişti,iyi ki saklamıştı onları,arada sırada bakıp bakıp geçmişteki günleri hatırlıyordu.Eline aldığı her nesneyle gözleri dalıp dalıp içi buruklaşıyordu.
Kağıtların arasında küçük bir kağıt buldu,kağıtta iki yıl evvel aldığı bir telefon numarası ve isim yazılıydı.Numarayı çevirmek için bir hafta kendiyle cebelleşti genç kız.Sonunda bir akşam üzeri aradı genç adamı.Kız ürkek ve titreyen sesiyle kendisini tanıtınca genç adam çok şaşırmıştı.Biraz konuştuktan sonra genç adam kıza "parmağında yüzük yok di mi ? " diye sordu.Genç kız şaşkınlıkla "hayır yok" deyince genç adamın heyecanı dinmiş,ses tonu normale dönmüştü.
Aslında bu gençler iş hayatları gereği hep telefonda konuşmuşlar ama birbirlerinin yüzünü hiç görmemişlerdi.

Genç adam kıza buluşma teklif etti,kız da kabul edince konuştukları akşamı takip eden bir pazar günü buluştular nihayet.İkisi de bir süre birbirlerine bakıp sonra gülüşerek konuşmaya başladılar.
Çok güzel bir gün geçirdiler,masum ve içten...Çok iyi anlaşıyorlardı,bırakın kavgayı hiç birbirlerini kırmamışlardı bile.Genç adam kıza sanki annesi babası gibi çok düşünceli davranıyordu.Kız sanki hayatının miladı gibi görüyordu genç adamı,o kadar mutluydu ki,o kadar...

Aradan uzun zaman geçmişti,artık birbirlerine iyice alışmaya başladılar,ama bu durum ileride oluşabilecek huzursuzluğa,çıkmaz sokağa biraz daha yaklaşmalarına sebep olmaya doğru ilerliyordu.
Genç adam artık korka korka kıza imalı laflarla açılmaya başlamıştı,kendine hakim olamadan.Genç kız da karşılık vermeye başlamıştı ürkek kelimelerle.

Bir gece vakti çok sert bir rüzgar esmişti sanki,Temmuz sıcağında kızcağızın okudukları sayesinde bütün vücudu donmuştu ,battaniyesine sarılıp,ağlayarak sabahı sabah etti.

Genç adam ona birlikteliklerinin bitmesi gerektiğini yazmıştı cep telefonuna gönderdiği mesajda.
Sebebini bir türlü tam olarak açıklamamıştı,sadece birlikte mutlu olabileceklerini ama çevrelerindeki insanların onları mutsuz edeceklerini yazıyordu.Genç kız o kadar mutluydu ki bu mutluluğun bozulmaması için elinden geleni yaptıysa da acı gerçeğin önüne geçemedi,yani geçemediler.Genç adam da genç kız da bu acı gerçeğin acısını yıllarca çektiler.
Sonradan kızla adam arasında mezhep ayrılığı olduğu ve bu yüzden evlenip mutlu olamayacakları anlaşıldı.

Genç kız yıllarca o adam gibisini bulup mutlu olamadı,yüreğinin bir kısmı hep o adam için kanadı



Minik

12 Ocak 2014 Pazar

Hello Kitty'li Yatak



Tipik bir Hello Kitty tutkunuyum,yaşım kaç olursa olsun :))))

İnsanoğlu'nun geçmişe dair özlemleri hep vardır ve var olacaktır :) Ben de özlüyorum işte,o günlere dönmek istiyorum.Gençliğim biterken ben çocukluğumu istiyorum.
Bi de bu yataktan istiyorum...

Ah be içimdeki çocuk,bak yine yaramazlık yapıyorsun bugün de...
Keşke hayat film cd si gibi olsaydı,farkına varamadığımız zamanları başa sarıp tekrardan yaşayabilseydik.
Boşverin bunları siz yine de anı yaşayın,en güzelinin bu olduğunu söylüyor,hayattan zevk alanlar


Sevgiler

Minik



11 Ocak 2014 Cumartesi

O'na Serzenişlerim...

Ne sen eski sen,ne ben eski ben.
Ama şunu bil ki;sen eskisi gibi olmamaya başladıktan sonra 
                                                                        böyle oldum ben


Minik

9 Ocak 2014 Perşembe

Evinize şans getirecek objeler

E



Eski çağlardan beri her kültürde farklılık gösteren şans objeleri bizim kültürümüzde de oldukça önemli bir yere sahiptir. Peki, bu nesnelerin hangisi ne anlama geliyor?


-Ülkemizde en yaygın olan herkesin evinde bir köşede mutlaka bulunan nazar boncuğudur. Kötülüklerden ve kıskançlıklardan koruduğuna inanılır. Takılardan, tablolara kadar birçok eşyanın üzerine işlenmektedir.
-Kapı üzerine veya evlerin girişlerine asılan at nalının şans ve uğur getirdiğine inanılmaktadır.
-Fatma Ana’nın elinin kötülüklerden koruduğuna, bulunduğu mekâna sabır ve huzuru getirdiğine inanılmaktadır.
-Fil figürünün başarı, güç ve şans getirdiğine inanılmakta ayrıca üretkenliği de temsil etmektedir.
-Küçük çalı süpürgesinin eski çağlardan beri şans ve bereket getirdiğine inanılmaktadır.
-Ofis veya evinize koyacağınız bir adet kaplumbağa pozitif enerjileri aktif hale getirebilir. Kaplumbağa uzun ömür ve başarının simgesidir.
-Yeni ay figürlü aksesuarlar yeni proje ve yeni anlaşmaları destekler ve şans getirir. 
Sizlerin de bunlara benzer ritüelleriniz varsa,paylaşırsanız sevinirim

Sevgiler


(kadinlar.net)

3 Ocak 2014 Cuma

Diş Macunu Deyip Geçmeyelim...

Diş macununun diş temizliği haricinde başka marifetleri de varmış,hele bir bakalım :)

Takıları parlatır

Lekelenmiş metaller ve solmuş taşlarınıza ince bir tabaka halinde diş macunu sürün. İnce bir bez parçasıyla parlatın, bol su ile durulayın ve kurutun. Lekeler fazlaysa kalın bir tabaka halinde uygulayın ve 1 saat kadar bekletin. Takılarınız pırıl pırıl olacak. Ancak inci, turkuaz, bakalit ve yapay elmas gibi yumuşak yüzeyli maddeler üzerinde denemeyin. Aksi takdirde çizilmesine neden olabilir.

Halıdaki lekeleri çıkarır

Halınızdaki lekelere diş macunu dökün ve fırçalayın. Ardından ıslak bir havlu ile silin. Halının renk vermeyeceğini garantilemek için önce ufak bir bölümünde deneyin.

Tırnakları parlatır

Tırnaklarınızı diş macunu ile hafifçe fırçaladığınızda sarı lekelerin yok olduğunu göreceksiniz.

Lastik pabuçları yeniler

Sürekli giydiğiniz sneaker tarzı lastik pabuçları diş macunu ile fırçalayabilirsiniz. Aynı işlemi beyaz deride de uygulayabilirsiniz. Öncelikle ufak bir bölümde denemeyi unutmayın!

Mobilyalardaki su lekelerini çıkarır

Koruyucu kullanmadığınız mobilyalardaki su lekelerini biraz diş macunu ve nemli bir bez ile çıkarabilirsiniz. Fazla bastırmadan hafif hareketlerle sildiğinizde lekelerin yok olmasını sağlayabilirsiniz.

Kirli şişeleri temizler

Yeniden kullanmak istediğini içi kirli şişeleri diş macunu kullanarak fırçalayabilirsiniz.

Dalış gözlüğünde buğulanmayı önler

Dalış gözlüklerinin içini diş macunu ile kaplayın ve ardından durulayın. Bu sayede buğulanmasını önleyecektir.

Gömlek kollarındaki lekeleri çıkarır

Gömleklerin kol kısımlarındaki sevimsiz lekeleri diş macunu ile çıkarabilirsiniz.

Duvardaki delikleri kapatır

Duvarlarınızdaki ufak delikleri diş macunu ile kapatabilirsiniz.

kadınvekadın.net

2 Ocak 2014 Perşembe