14 Ocak 2014 Salı

Buruk Bir Hikaye



Genç kız eski eşyalarını toparlıyordu.Eski yazılar,eski notlar,eski şiirler,lisede giydiği okulun son günü arkadaşlarının imzaladığı gömleği ve kravatı duygulanmasına yetmişti,iyi ki saklamıştı onları,arada sırada bakıp bakıp geçmişteki günleri hatırlıyordu.Eline aldığı her nesneyle gözleri dalıp dalıp içi buruklaşıyordu.
Kağıtların arasında küçük bir kağıt buldu,kağıtta iki yıl evvel aldığı bir telefon numarası ve isim yazılıydı.Numarayı çevirmek için bir hafta kendiyle cebelleşti genç kız.Sonunda bir akşam üzeri aradı genç adamı.Kız ürkek ve titreyen sesiyle kendisini tanıtınca genç adam çok şaşırmıştı.Biraz konuştuktan sonra genç adam kıza "parmağında yüzük yok di mi ? " diye sordu.Genç kız şaşkınlıkla "hayır yok" deyince genç adamın heyecanı dinmiş,ses tonu normale dönmüştü.
Aslında bu gençler iş hayatları gereği hep telefonda konuşmuşlar ama birbirlerinin yüzünü hiç görmemişlerdi.

Genç adam kıza buluşma teklif etti,kız da kabul edince konuştukları akşamı takip eden bir pazar günü buluştular nihayet.İkisi de bir süre birbirlerine bakıp sonra gülüşerek konuşmaya başladılar.
Çok güzel bir gün geçirdiler,masum ve içten...Çok iyi anlaşıyorlardı,bırakın kavgayı hiç birbirlerini kırmamışlardı bile.Genç adam kıza sanki annesi babası gibi çok düşünceli davranıyordu.Kız sanki hayatının miladı gibi görüyordu genç adamı,o kadar mutluydu ki,o kadar...

Aradan uzun zaman geçmişti,artık birbirlerine iyice alışmaya başladılar,ama bu durum ileride oluşabilecek huzursuzluğa,çıkmaz sokağa biraz daha yaklaşmalarına sebep olmaya doğru ilerliyordu.
Genç adam artık korka korka kıza imalı laflarla açılmaya başlamıştı,kendine hakim olamadan.Genç kız da karşılık vermeye başlamıştı ürkek kelimelerle.

Bir gece vakti çok sert bir rüzgar esmişti sanki,Temmuz sıcağında kızcağızın okudukları sayesinde bütün vücudu donmuştu ,battaniyesine sarılıp,ağlayarak sabahı sabah etti.

Genç adam ona birlikteliklerinin bitmesi gerektiğini yazmıştı cep telefonuna gönderdiği mesajda.
Sebebini bir türlü tam olarak açıklamamıştı,sadece birlikte mutlu olabileceklerini ama çevrelerindeki insanların onları mutsuz edeceklerini yazıyordu.Genç kız o kadar mutluydu ki bu mutluluğun bozulmaması için elinden geleni yaptıysa da acı gerçeğin önüne geçemedi,yani geçemediler.Genç adam da genç kız da bu acı gerçeğin acısını yıllarca çektiler.
Sonradan kızla adam arasında mezhep ayrılığı olduğu ve bu yüzden evlenip mutlu olamayacakları anlaşıldı.

Genç kız yıllarca o adam gibisini bulup mutlu olamadı,yüreğinin bir kısmı hep o adam için kanadı



Minik

9 yorum:

meri dedi ki...

gerçek bir hikayeye benziyor, kader..

minik dedi ki...

gerçek bir hikaye meri...

Nazlı Ece Kahraman dedi ki...

hep öyle olur,yarım kalınca asla unutulmaz...

minik dedi ki...

aynen Nazlı,unutulmaz... :)

Pink timber dedi ki...

Yıllarca yaşarsın bir mesajla bitirirsin ne saçma iş ya

Syhn dedi ki...

kendince mantıklı olanı yapmak da acı vermeyeceği anlamına da gelmiyor maalesef

Gamze Esra Ersöz dedi ki...

Gerçekten hüzünlü bir hikayeymiş.Paylaşım için teşekkürler...

Nihal Baysal Koçer dedi ki...

çok üzücü bir hikaye

bahceperisi dedi ki...

Belki de yarım kaldığından "aşk" olmuştur. Yani, imkansız...