28 Şubat 2014 Cuma

Zuzu reklamı





Bu reklamı hatırladınız mı ?

Ben çok severdim,bugün aklıma düştü yineeee :)

Kurban olurum yaaaa,çok güsel zuzuuuuuu diyo ama :)

26 Şubat 2014 Çarşamba

Yolu Yarılayan Kadınlar...



yes,that's right  :)

Yunus ile köpeğin dostluğu



Herkese merhaba,
Bazen hayvanlara baktığımda insanlar neden böyle yardımsever olamıyor diye iç çekiyorum :(
Videoyu defalarca izledim.Çok duygusal olduğum için hem ağladım hem gülümsedim.Ama napiiimm,
insan tuhaf oluyor,e duygusallık da hamurumda olduğu için etkileniyorum doğal olaraktan :)
Keyifli izlemeler ve sevgi tadında günler dilerim.

Minik

24 Şubat 2014 Pazartesi

Güzel Kirpikler İçin

Herkese merhaba

Ok gibi uzun ve gür kirpiklere ve kaşlara sahip olmak isteyen arkadaşlar,
öğrendiğim iki formülü sizlerle de paylaşmak istedim,şöyle ki ;

Kirpiklerinizi Uzatmak İçin:
Cam bir kabın içine 1 çay kaşığı hint yağı ve 12 gr kakao yağı (1 yemek kaşığından biraz az) ekleyip karıştırın.

Kabı sıcak su dolu bir başka kabın içine yerleştirip krem kıvamına gelene kadar ısıtın.

Karışımı soğutup 15 gün boyunca temiz bir rimel fırçası yardımı ile yatmadan önce gözlerinize kaçırmamaya dikkat ederek kirpiklerinize sürün.


Sürme işlemini kirpik kökünden uca doğru uygulayın.


Kirpikleri gürleştirmek için:

Eşit ölçüde hint yağı ve badem yağını bir şişede karıştırıp 15 gün boyunca akşamları yatmadan önce gözlerinize kaçırmamaya dikkat ederek kirpiklerinize dipten uca doğru sürebilirsiniz.

Bi deeee ,



her akşam yatmadan önce kirpiklerinizin dibine kulak çubuğu yardımıyla vazelin sürün. (gözlerinize kaçırmamaya dikkat edin) 


Kirpiklerinizin hem gürleşip hem uzadığını göreceksiniz. Bunu seyrek kaşlarınıza da uygulayabilirsiniz.

Hmmmm,denemek lazım.


Ben bunları saçlarıma da sürsem gürleşir mi acep ? :) 


Bu önerilerin yanında hepinize stressiz,dertsiz,tasasız günler dilerim,çümküm insanın başına 

ne geliyorsa stress denilen unsurdan geliyor :(


Sevgiler

Minik

23 Şubat 2014 Pazar

Latte Süslemece (Latte'Art)

Hiç şüphesizdir ki ikramlarda sunum çok önemlidir.Ben de en çok kahve sunumlarını seviyorum,

özellikle Türk kahvesi yanında çikolata ya da lokum iliştiririm imkanım varsa tabi :)

Son zamanlarda latteye müptela oldum,sık sık içiyorum.Çok sevdim tadını.

Bir de onu bir güsel süslüyorlar.Hep nasıl yaptıklarını merak ederdim,buldum :)

Sizler de değişik sunumlar yapmak isterseniz,videodan yararlanabilirsiniz.



Yarın pazartesi di mi ? :(

Herkese mutlu,stressiz,latte tadında bir hafta diliyorum.



Sevgilerimle



Minik






21 Şubat 2014 Cuma

Kayıp Kentin Yakışıklısı - Yılmaz Erdoğan



Herkese Merhaba

Geçen günlerin birinde eskileri karıştırırken,lisede çok samimi bir arkadaşımdan aldığım bu kitap çok sevindirdi beni,çünkü kayıptı.O yıllarda Yılmaz Erdoğan hayranıydım,hala da severim :)
Bir Demet Tiyatro'yu hiç kaçırmadan izlerdim,Mükremin Abi iyi adamdı,sert yapısı olsa da duygusaldı.
Asuman'a aşıktı.Damatları vardı;Fadıl.Mükremin ona Fıdıl Fıdıl diye hitap ediyordu.
Evimizin Mükremin Abisiydi  O.

Yazmış olduğu şiir kitabını okuduğumda bir kat da artmıştı hayranlığım.Ben de amcamı o yıllarda kaybetmiştim :(   Bu şiir çok önemlidir benim için

KAYIP KENTİN YAKIŞIKLISIDokuzunda kayboldu Mayıs'ın, 
Cesedi bulundu 
Onikisinde... 

Kaçırıldığında da 
Kaybolduğunda da 
Ve cesetken de 
Yakışıklıydı..

Amcamdı


YILMAZ ERDOĞAN
.

17 Şubat 2014 Pazartesi

Vay Timüs Vaaaayyy :)

Timüs'ü dövmek lazım...........
Genç ve sağlıklı olmak ve kalmak için Timüs'ü eşşek sudan gelinceye kadar dövmek lazım.
Timüs bezi, tiroid bezinin altında, göğüs boşluğunda ve soluk borusunun önünde bulunur....
Bu bez insanın bağışıklık sisteminin merkezidir. Yani bütün bağışıklık sistemi buradan yönetilir.
Timüs bezi ne kadar çok titreşirse kişi o kadar sağlıklı ve bağışıklık sistemi sağlam olur.
Anadolu’da ağıt yakan kadınların göğüslerine vurduklarına hepiniz şahit olmuşsunuzdur.
Bu refleks kaynaklı basit bir el hareketi değildir. Bu beynin otomatik gerçekleştirdiği bir davranıştır.Kişi göğsüne vururken Timüs bezini titreştirir.Bu sayede üzüntü kaynaklı bağışıklıkta meydana gelen direnç azalmasının önüne geçmeye çalışır.Bu bez ne kadar sıklıkla titreştirilirse kişi o kadar genç ve sağlıklı yaşar ayrıca geç yaşlanır.Sizde parmaklarınızla göğsünüzün ortasına yapacağınız küçük vuruşlarla timüs bezini titreştirebilirsiniz.Yada daha basit bir yolu kullanırsınız. "KAHKAHA" atabilirsiniz.Çünkü kahkaha da göğüs kafesini oynattığı için bu bezi harekete geçirir.Hani yıllar geçerde aradan bir arkadaşımıza rastlarız neşeli halleriyle tanıdığımız bu insanı görünce "hiç değişmemişsin, ne gamsızsın..." deriz ya, işte timüs bezinin gücü.
Sonuç olarak kahkaha bağışıklık sistemini güçlendirir ve sizi genç tutar.
Bir de Google'dan bakalım:

Mutluluk ve Timus bezi:"Mutluluk bir seçimdir. Mutsuzluğumuz kadere, şansızlığa ve talihsizliğe inancımız ölçüsündedir." Mutlu duyguların hissedilmesinde hormonların rolü büyük.Bedenimizde o hormonları salgılayan salgı bezlerinden minicik ama çok güçlü bir salgı bezi var: timus.
Timus uyarıldığında salgıladığı hormonlar kişide haz ve mutluluk duygusu yaratır.Çünkü timus aktive olduğunda bedenin kimyasının değişimine neden olur. Bu değişiklik sinir sistemini sakinleştirir ve beyin fonksiyonlarını hızlandırır. Bu da kişide rahatlama duygusu yaratır.
Avustralyalı Nobel ödüllü kanser araştırmacısı Sir MacFarlane Burnet timus bezinin aktif hale getirilmesiyle insan bedeninin kendisini kanserden koruyabilme yeteneğine sahip olacağını savunuyordu.
Çocuklarda iri olan timus ergenlik döneminde bir ceviz kadar irileşiyor. Ama yas ilerledikçe bir bezelye tanesi kadar küçülüyor, yaşlılıkta ise tamamen köreliyor. Ama bazı insanlarda ileri yaslarda bile hala ceviz büyüklüğünü koruması, bilimin henüz çözemediği alanlardan biri.
Timusun sağlığımız üzerindeki önemli yararlarından biri de T hücrelerini üretiyor olması. T hücreleri denilen lenfositler bedene zarar verebilecek zararlı hücreleri yok ederler. Bu küçük T hücrelerine yaşamımızı borçluyuz. AIDS gibi bağışıklık sistemini çökerten hastalıkların ölümcül olması T hücrelerinin haberleşme hatlarını öncelikle kesmelerinden kaynaklanıyor.
Timus göğüs kafesinin üst kısmının tam arkasında, göğsün tam ortasında yer alıyor. Timusu uyarmanın üç basit yolu var:
Timusu uyarmanın birinci yolu gülmek.Yani gerçek, içten, sıcak bir gülüş, bir kahkaha. Her gülündüğünde timus bezi aktive oluyor. Her aktive olduğunda bedenimize kimyasal dalgalar göndererek kendimizi iyi hissetmemizi sağlıyor. 1993 yılında California Üniversitesi' nde Dr.Paul Ekman tarafından yapılan araştırmada gülmenin timusu ve beynin değişik haz bölgeleriyle bağlantısı olan kasları harekete geçirdiği ve insanda haz duygusu yarattığı kanıtlanmış.
Timusu uyarmanın ikinci yolu iki parmakla timusun üzerine gelen noktaya vurulması, yani elle uyarmak.Timusu uyarmanın üçüncü yolu ise dilin üst dişlerin arkasında damağa ve ağzın tavanına değdirilmesi. Dr. John Diamond ve ekibi dilin bu pozisyona getirilmesi ile sol ve sağ beyin küresi arasında denge oluşmasını sağladığını tespit etmiş.Bu da insanin daha iyi düşünmesi ve kendini daha iyi hissetmesine yardımcı oluyor.

(alıntı)

15 Şubat 2014 Cumartesi

Özlüyorum seni...

Özlüyorum seni...
Çünkü dediğini yapamadım.Senden sonra kimseyle mutlu olamadım.
Gördüğüm her yanlış harekette seni aradım ben.Sen farklıydın çünkü ve o yüzden imkansızımdın.

Özlüyorum seni...
Senin yanındayken güvenli hissederdim kendimi.Yanımda sen,arkamda ailem.
Maneviyata önem veren bir kız,başka ne isteyebilirdi ki ?
Seni tanıdığımda,hayatımı senden önce ve senden sonra diye ikiye ayırmıştım.
Sen gittikten sonra öncesinden beter hale geldi.

Özlüyorum seni...
Ben senin yanındayken düşmekten bile korkmazdım,nasıl olsa beni kurtarırdın,bilirdim.
Babam gibi şefkatli,annem gibi düşünceliydin.Öğlen vakti arayıp yemek yiyip yemediğimi soracak kadar düşünürdün beni.Bu yüzden vazgeçilmezimdin.

Özlüyorum seni...
O mükemmel ses tonunla içimi ısıtırdın,neşelenirdim,huzurlu bir gün geçirirdim.
Sesini duymadan uyuyamazdım ben,yanımda olmasan bile,sesin-ruhun yeterdi.Bu yüzden sığınağımdın.

Özlüyorum seni...
Ama sen yoksun.Bir yanım yetim kalmış çocuk gibi yıllardır.
Yara alınca hep ağlıyor.:'( Bir bahar günü tanışmıştık ve aradan tam ondört bahar geçti.
En azından aynı şehirdeyiz,aynı şehrin havasını soluyoruz farklı hayatlarda olsak da...
Bize bu dünyada mutluluk yasakmış,diğer dünyada mümkün olur mu acaba ?

Özlüyorum seni...
Son zamanlarda daha bir sancı gibi vuruyor yüreğime yaşadığımız mutlu günler :'(
"Hayaldi,rüyaydı" diye avutmaya çalışsam da yüreğimi,çok zor geliyor.
Hani demiştin ya son söylediklerinde "alışmaya çalışmalıyız" diye,
işte bunu başaramadığım için sensizliğe dayanamadığımsın :'(

Minik  




14 Şubat 2014 Cuma

El Üstünde Tutarım Seni...



Bugün malüm Sevgililer Günü... Aslında konu ile ilgili hiçbir şey yazmak istememiştim ama içimden bir ses "yaz,içini dök" dedi.Hiçbir zaman bu günü özel hissetmedim,belki de tam anlamıyla hissetiren olmadı aşk anlamında.Zaten bazı şeylerin tek günlük hatırlanması,kutlanması geleneğine de hatırlanmaya hatırlanmaya karşı olma haline geldim.
Fotoğraf ilginç di mi,aslında bir o kadar da gerçek dışı geliyor bana...Fotoğraf işte anlık duygu ve hareketler.

Neyse,ben bugün ve şu sıralar konu ile ilgili oldukça karamsarım,siz bana bakmayın...
Duygusal,aşk tadında,gerçekten sevdiğiniz birisi varsa,hayat onunla çok güzelse,asla bırakmayın,kıymetini bilin,el üstünde tutun !!!!!!!!

Birbirini gerçekten yürekten sevenlerin Sevgililer Günü Kutlu Olsun

Sevgilerimle

Minik

8 Şubat 2014 Cumartesi

Minik'ten Mesajınız Var :)

Bu akşam eve halsiz ve yorgun geldim.Otobüs tıklım tıkıştı,havasızdı,bir an nefessiz kaldım gibi geldi.Yaşlanıyor muyum ne ? Aslında yaşımı da pek göstermiyorum ama... :) görenler öyle söylüyor.

Bazen şaşıyorum kendime,beğendiğim şarkıyı veya filmi defalarca izliyorum,kopamıyorum.Bugünlerde taktığım film: "Mesajınız Var"

Meg Ryan hayranıyım.Sempatik davranışları çok hoşuma gidiyor.Bu filme de yakışmış ve hakkıyla oynamış Meg'cim :)
Sırada izlemem gereken filmler var ama,sol yanım bu filmde ısrar etmekte,sanırım galip gelecek :)
izlemek izleyenler için :)

6 Şubat 2014 Perşembe

...



Makyaj Bloğum'un Sevgililer Günü hediye çekilişi,hediyeler süper,
katılmak için tık tık

5 Şubat 2014 Çarşamba

Miray'ın Şapkası

Herkese merhaba,

İş yoğunluğum sebebiyle,çok isteyip de zaman yaratamadığım el işlerimi özlediğim için
canıma "tak" dedi :) Çok samimi bir arkadaşımın kızı var,adı Sena Miray.
Yaklaşık bir ay sonra bir yaşında olacak.Aklıma geldi,bir şapka öreyim dedim.
Hani bir türkü vardır ya "çocuk geldi yaşına,şapka ister başına" :) diye,
bendeki de öyle birşey oldu :)
Bir akşam televizyonda Dila Hanım'ı izlerken,dizinin verdiği heyecanla
kaşla göz arası tabiriyle bir baktım şapkayı bitirmişim :)
Ertesi gün de şu bildiğimiz 1 milyonculardan (artık 1 milyoncu değiller,onlar da zam yapmış)
Hello Kitty'li süs aldım,hemen şapkanın ön kısmına iliştirdim.Süsü alırken fotodaki kulaklığı görünce
dayanamadım onu da aldım.
Ve sonunda geçtiğimiz cumartesi akşamı hediyelerimi teslim edebildim minik Miray'a :)
Böyle şeyleri yaptıkça mutlu oluyorum,ama zaman ayıramadığım için üzülüyorum :(

İşte ördüğüm şapka,bilmem beğenir misiniz ?

Sevgilerimle

Minik





4 Şubat 2014 Salı

Kahve Tadında



                         Kahve Tadında

kahve tadında günlerim vardı benim
pişirirken kokusunu içime çektiğim
fincanın yanına mutlaka,bir parça çikolata iliştirdiğim
şimdilerde ne o günlerden,
ne de o dinlendirici kokudan eser yok artık
çünkü kar yağdı,
fırtına etkisiyle kahve döküldü
fincanı buz tuttu,
Temmuz sıcağında erimeye başlarken çatladı,
Kısa zaman sonra kırıldı
            ve o günlerden geriye,damağımda bir acı tat kaldı


Minik

Romwe'den Dantel Elbise İsteyenler

Bu elbiseye bayıldım ben,siz de beğendiyseniz çekilişe buradan katılabilirsiniz

2 Şubat 2014 Pazar

Johann Sebastian Bach ile Temizlik Keyfi :)


Öncelikle herkese mutlu pazarlar. Bugünün pazar olmasından mütevellit annemin yokluğu ve yarın geleceğinden dolayı içimde yeşeren sevinçle temizlik yaptım bugün. Johann Sebastian Bach dinleyerek temizlik yapınca çok zevkli oldu,hemen bitti sankim :) Tavsiye ederim bayanlar,aslında artık bay arkadaşlar da temizlik yapmıyor değil :) Temizlikten sonra mutfağa girdim,tavuk kanatları ve patates ve diğer malüm malzemelerle güsel bir yemek yaptım,az evvel baktım güzel pişmiş,suyundan tattım da hani kendim yaptım diye demiyorum,güzel olmuş. Bunun yanında bulgur pilavı da yaptım,hem de zerdeçallı :) Salata için de malzemeleri yıkadım akşama hazır olsun.Tatlı olarak yine keşkül var,çok sevdiler kıramadım :) Bu arada sabah da akşamdan sarıp hazırladığım sigara böreği ve omlet vardı.Annemi aratmamam lazımdı. Birazdan banyo keyfi... Çalışan bayanların hafta sonunu özetle açıklamaya çalıştım.Ne zormuş beeee :) Millet nasıl başaçıkabiliyor,helal valla.Çalışan ve evli olan arkadaşlarıma soruyorum da, hepsi "yetişebildiğin kadar" diyor.Tabi,birçoğu aldılar adamların anlayışlılarını,benim gibi de ince düşünmüyorlar,yahu bende mi var bir terslik bilmiyorum. Neyse,şu anda rahatım,onlar gibi değilim.En güzel zamanlarımı yaşıyorum.Annem,babam,kardeşim... Allah'ımmmm bugünlerimi aratma,ailemi de başımdan eksik etme (amin) Sizleri de Johann Sebastian Bach dinlemeye davet ediyorum,tabi güzel bir kahve eşliğinde. Çok iyi gelecektir,benden söylemesi :) Sevgilerimle Minik