22 Haziran 2014 Pazar

Yeryüzündeki Son Aşk (Perfect Sense)

Yeryüzündeki Son Aşk

Güneşli bir Pazar gününden hepinize merhaba.
Dünkü yağmurlu günden bugün eser kalmamış...
Son zamanlarda film izlemeye ara vermiştim,ama dün gece değişik farklı bir film izlemek istedim.
Hayatta her şey mutlu sonla bitmiyor maalesef,izlediğim film de böyleydi :(

Filme gelecek olursak " Yeryüzündeki Son Aşk" orijinal adıyla  Perfect Sense.
Filmin kadın kahramanı hayatının adamını bulamamış bir doktor.Erkek kahraman şık bir lokantada şef. Duyularını kaybeden insanların trajedileri her yerden hikâyeye dahil oluyor. Tat alma duyusunu kaybeden insanlar, vahşi hayvanlar gibi yiyeyecekleri oburca midelerine indiriyorlar. Etleri bile çiğ çiğ yiyorlar. Duyma duyusunun yitirildiği anlarda o anı seyirci karakterlerle beraber yaşıyorlar. Sessizliğin sesi var bu anlarda. Duyma yetisini kaybetmek, duyguları da tüketiyor ve insanlar birbirlerine karşı sert davranıyorlar, kırıcı oluyorlar. Şehirler savaş alanına dönüşüyor. Sonra gelense körlük. Her yer kararıveriyor birden.
Erkek kahraman Michael’ın şef aşçılık yaptığı restoran iyi iş yapıyor. Bu duyu gitmeye başlayınca müşteriler gelmez oluyor. Restoranın arka kapısında sürekli sigara içen Michael, dairesinin penceresinde sigara içen Susan’ı görüyor ve tanışıyorlar. Aşk da başlıyor aralarında.Filmde çok başarılı bir şekilde belgesel dili kullanılmış. Bu dil, film üzerinde dikkatle yoğunlaşmayı ve düşünmeyi sağlıyor. Zamanı tefekkür etmek üzere yaşayanların seveceği ancak zamanı eğlenceli bir şekilde geçirmek isteyenlerin sıkılacağı bir film.
 
Hepinize mutlu Pazarlar...
 
Sevgilerimle

12 yorum:

Seyma Tanis dedi ki...

Aşk filmlerini pek sevemedim ben :)
Bir tek herkes izleyecek beğendim diyecek yılın en iyi filmi olacak öyle :D
İçim sıkılıyo hep mutlu hep mutlu olmaz ki :))
Öpüyorum seni mutlu haftalar :*

maya dedi ki...

Geçen sene izlemiştim ve heralde izlediğim en sıkıcı filmlerdendir, ki ben belgesel de izlerim arada denk gelirsem su altı dünyasına filan :D belki de çok dondurdum ondan sarmadı bilemedim, ama sevememiştim ben :)

zompirya dedi ki...

üstteki saat bana "artık yat istersen." diyormuş gibi geldi, ayıp ediyo o saat ama -,-

tat alma duyusu gerçekten de kaybolan bi şey mi ki?

Nihal Baysal Koçer dedi ki...

bu film beni huzursuz eden bir film nedense. Sevmediğim

minik mini dedi ki...

Seyma Tanis: aşk filmlerini severim ama gerçeği yansıtan bir aşksa... hımmm çok seçicisin :) sana da mutlu bir hafta diliyorum

minik mini dedi ki...

maya: evet,açıkçası ben de pek keyif alamadım daha önce izlediğim aşk filmlerinden sonra,ama bir bakıma da düşündürücü bir film,değişik bir ruh haline bürünüyor insan... sevgiler :)

minik mini dedi ki...

zompirya: boşver,sen o saati kaale alma :) tat alma duyusu kayboluyormuş,feci bişi :(

minik mini dedi ki...

Nihal Baysal Koçer: haklısınız,ben de huzursuz oldum,en yakın zamanda bir aşk filmi izleyip durumu düzeltmem lazım :) sevgiler

deeptone dedi ki...

hımmm mutlu son ama diii miiii :)

gülay Cansever dedi ki...

İzlemeyi bekliyor :))))

minik mini dedi ki...

deeptone : malesef mutlu son değil bu :( üzücü,dramatik duygusal tarzında

minik mini dedi ki...

gülay Cansever :listene al ama 4-5 ay sonra falan izle,bebiş etkilenmesin şimdi,teyzesi kurban olsun :)