30 Ocak 2014 Perşembe

Ruh Hallerim

Çok çok çok uzuuuun zamandır değişik ruh halindeyim,bloguma zamanında veremediğim önemin sebebi de bu.

Hayatta hep sınırlandık.Bu hayat denen kavram insana çok şey mi yüklüyor,yoksa bu zorunlulukları bizler mi yaratıyoruz,tartışılır.
İlla herşey bir düzen içinde mi olmalı ? Yani herşeyi toplumun koyduğu kurallarla mı yaşamak zorundayız ?

Mesela ruh halim gereği daha evvel hiç yapmadığım,bana göre çılgınlık olarak nitelendirdiğim şeyleri yapıyorum,söylüyorum ya da her neyse... 
Hep bir zorunluluk,aman öyle yapma yanlış anlaşılır,aman böyle yapma yanlış anlaşılır,aman öyle deme ayıp.Yıllarca bunlarla doldurdular beynimizi.Tamam herşeyin bir sınırı var,ama o sınır seni hayattan bıktırma derecesine gelmişse,yapamadıkların,gidemediklerin,söyleyemediklerin birikince...

Bütün bunlar yıllarca susmuşluğumun,aman iyi insan olayım diye duyduğum endişenin sonucu boğazıma birikenlerin bazıları.Zaten boğazımda oluşan tiroid denen tabir-i caizse kelebek şeklindeki olgunun hayatımı ele geçirmesi,zamanında yaptığımın hataların ceremesini çekmemi tetikliyor.Vücudun orkestra şefi oymuş,hareket ve davranışlarımızı o yönetiyor.

Diyeceksiniz ki bu hastalık on kadından birinde mutlaka var,kabul,ama bu duruma geliş sebeplerini düşündükçe insan bu hale geliyor.
Haksız mıyım ?  

Bıktım artık laf anlamayan,ön yargılı,yüreğini şeytana satmış,çıkarcı vs. insanlardan !
Toplum içinde uyumlu yaşayamayacak mıyız ? 
İlla hep birilerinin canını mı yakmak lazım ?
İlla hep birşeyleri sineye mi çekmek lazım ?
Bir yerlere gelebilmek için illa hak yemek mi lazım ?

Bence deli olup hiçbir şeyi kafaya takmamak lazım ! 

Ama ben yapamıyorum !!!!!

Minik