25 Nisan 2014 Cuma




Uçurtma bayramı vardı mahallede.Hepimiz elimize birer uçurtma alıp,ağaçların arasından koşa koşa tepeye çıktık.Gökyüzü bayram etmişti adeta;rengarenk ve sayamayacağım kadar çok uçurtma sayesinde.
Bizim de uçurtmamız vardı hatırlar mısın ? Beyaz zemin üzerine iki tane kırmızı kalp çizmiştik.Kalplerin biri beni,diğeri seni temsil ediyordu,hatta isimlerimizin baş harflerini bile yazmıştık.Püskülleri de minik minik kalplerden oluşuyordu.Kalpleri kırmızı elişi kağıdından hiç üşenmeden çizip,kesip,ipe dizerek yapmıştım.Herkes bayılmıştı uçurtmamıza.Benim tasarımımdı,kimsede yoktu.

Bizim bir ayrıcalığımız vardı,uyumluyduk,hoşgörülüydük.Birbirimizi hiç üzmezdik.Hayata bakış açımız aynıydı.Sevgiydi,birliktelikti önemli olan.Öyle küçük pürüzler üzerinde durup da vakit kaybetmezdik.Yaşadıklarımızın değerini bilirdik.

Uçurtmamızı uçururken bir yandan da sabah çıkarken hazırladığım,küçük termoslarımıza koyup sırt çantama koyduğum kahvelerimizi yudumluyorduk.Seninle paylaştığım herşey çok güzeldi.Anlık mutluluklar biriktirmeliymiş insan.Gelecekte lazım oluyormuş,bir büyüğüm söylemişti.

Sohbetimizin koyu olduğu bir anda başımı gökyüzüne kaldırdım.Uçurtmamız yoktu orada.
Panikledik,hemen koşup aramaya başladık.Uzun bir arayıştan sonra uçurtmamızı bir elektrik direğinde harap olmuş bir vaziyette bulduk.Birbirimize bakıp ağladık.Onca emek boşa gitmişti diye düşündük ilk başta,ama sonra geçirdiğimiz o güzel zamana şükrettik birlikte.

İşte böyle birşeydi sevdamız
Çok güzel başlayıp kötü bitenlerdendi
Geriye dönüp baktığımızda hissettiğimiz
"İyi ki o günleri yaşamışız" deyip
Milyonlarca kez ettiğimiz şükürden ibaretti


Sevgilerimle

Minik