31 Ocak 2015 Cumartesi

Kar Gelini - Snow Bride










Merhaba,
Dün akşam güzel bir film izledim yine.Eeee haftanın yorgunluğunu bu şekilde atmaya çalışıyorum :)
Filmin adı:Kar Gelini (Snow Bride)
Konusu şöyle:Greta, Los Angeles'ta yaşayan genç bir bayandır.
Yapmış olduğu işten zevk almaktadır.Çünkü ülkede bulunan
ünlü ve zengin kişileri takip ederek onlar hakkında bilgileri basına
sızdırmak ile görevlidir.Ünlüler hakkında olan dedikoduları dışarıya
aktarmak için sürekli olarak onların etrafında olması gerekmektedir.
Bir akşam ünlü bir senatörün evinin çevresinde dolaşırken adamın
oğluna yakalanır ve kaçarken ayağı
kayıp düşer.Hava karlıdır ve adamın oğlu ona yardımcı olmak için
yanına gelir,ve Greta’den oldukça etkilenir.O andan
sonra aralarında hiç tahmin bile etmedikleri bir aşk yaşarlar.                                                                                                                    Katrina Law ve Jordan Belfi mükemmel bir ikili olmuşlar.


Çok keyif alarak izledim filmi.Yani şöööyle bir kış akşamında elinizde
kahve ya da benzeri bir içecek ile battaniyenize sarılıp izlenesi ve sonra
mutlu mutlu uykuya dalınası bir film.
Mutlaka izlemenizi tavsiye ederim.Duygusallık tavan yaptı bende yine,ama güzeldi.
Oyuncular:, , ,


Hepinize şimdiden mutlu Pazarlar diliyorum.


Minik




30 Ocak 2015 Cuma

Davetsiz Misafir :)

Merhaba Arkadaşlar,



Biraz ara vermek zorunda kaldım yine,malüm iş-güç...
Çalışmaya tam gaz devam,"iyi olur inşallah" diyerek.
Masamın önünde pencere var.Arada sırada kedicikler gelip yorgunluğumu alıyorlar :)
Bu da davetsiz misafirlerimden biriydi:




O an kendimi şanslı hissettim.Onlar iyi ki varlar,Rabbim iyi ki yaratmış,çok şükür...
İşte böyle bir hayat...Küçük şeylerden mutlu olmak gerek.
Hepinize mutlu günler diliyorum :)

Minik



21 Ocak 2015 Çarşamba

Son Bakış...


Eeee,doğru söze ne denir ? mi desem artık...Bu durumda Sezen Aksu düşüncelerime tercüman oldu bir nebze olsun...


17 Ocak 2015 Cumartesi

Issız Zambak - Sezai Karakoç






Merhaba,
Hafta sonuna beni çok etkileyen dizelerle başlamak istedim.
Çok güzel geçsin hafta sonunuz.

Issız Zambak


"Zambak tan düşen gözlerindi avuçlarıma,
belki ılık bir yağmurdu ve dokunmaktı uğrak yerine
Gülüşlerimi pırıl,pırıl eden bir yorulmaktı belki zambak;
Bunaltıcı yaz gecelerine asılmış rüzgarlı bir tebessüm;
Katkısız bir müjde belki de yarındanbilmemek gibi birşey belki!
Belkide bilip unutmak
Uyuyup uyanmak arasında gidip gelen bir ölüm nefesiydi,yada saçlarıma taktığım yitik bir türkü
En çok sen bilirsin,ZAMBAK nedir;neden hep kuytularda açar ve neden kusursuz depremler çoğaltır yürekte ve neden uğultuyla susturur kalbin kanat çırpıntılarını?

"Zambaklar en ıssız yerlerde açar
Ve vardır her vahşi çiçekte bir gurur
Bir mumun ardında bekleyen rüzgar
Işıksız ruhumu sallarda durur"

Sezai Karakoç





12 Ocak 2015 Pazartesi

Acaba öyle midir ?

"Belki yıllar sonra hayatına girip her şeyi değiştirecek insanla,
Şu an aynı şarkıyı dinliyorsun..."


"Belki yıllar sonra hayatına girip her şeyi değiştirecek insanla,
Şu an aynı şarkıyı dinliyorsun..."



11 Ocak 2015 Pazar

Nereden Geldiğimizi Unutmayalım - Hidayet Türkoğlu




Merhaba arkadaşlar,


Bugün güneşli bir hava var burada ve ben evdeyim.Elimde kahvem yine ilginç yazılarla iç içeyim :)
Arada bir hayatın gerçeklerine kulak vermemiz ve kendimizi dengelememiz gerektiğine
inanıyorum.İşte beni etkileyen detaylardan biri:


Ünlü Basketbolcu Hidayet Türkoğlu eşiyle birlikte Eminönü’nde geziyordu. Önce akvaryumcuları dolaştılar. Kapalıçarşı, Yerebatan Sarnıcı, Ayasofya, Sultanahmet, ...Topkapı Sarayı, Gülhane Parkı, derken Yeni Camii'nin önüne kadar geldiler. Orada bağıra bağıra simit satan bir çocuk vardı. Basketbolcu birden durakladı...
Sonra simitçiye yaklaştı:
- Simidin kaça koç ?
- 300 Bin abi. Çıtır çıtır....
- Tezgahta kaç simit var ?
- 70-80 tane var herhalde...
- Hepsini alsam ne tutar ?
- Hemen hemen 24 milyon.
- Al sana 30 milyon...
Farz et ki hepsini aldım...
-Sağ ol abi... Sağ ol...
Basketbolcu üç onluk çıkartıp simitçinin önüne bıraktı. Eşi şaşkındı. Üç beş adım yürümüşlerdi ki eşine yaklaşıp fısıldadı.
- Hidayet sen deli misin ?
- Yooo...
- Peki yemediğimiz simitlerin parasını niye verdin ?
- Boş ver, sorma.
- Diyelim ki soruyorum.
Hem de ısrarla soruyorum.
- Öyleyse söyleyeyim.
- Lütfedersiniz beyefendi.
- Tablanın kenarı dikkatini çekti mi ?
- Hayır.
- Baksan görecektin. Tahtaya bir isim kazınmıştı.
- Nasıl bir isim ?
- Hidayet !
- Yoksa ?
- Evet...
O tezgah eskiden benimdi.

(Bu hikayeyi, Hidayet TV8'de katıldığı bir programda kendisi anlatmıştır.)


Sözün özü:Hayat mucizelerle doludur,ne zaman nerede olacağımız,hangi şartlar içinde olacağımız
belli olmaz.Asıl önemli olan,geldiğimiz yeri aslaaaa unutmamamızdır.


Mutlu geçecek yeni bir hafta diliyorum hepimiz için


Sevgilerimle


Minik

10 Ocak 2015 Cumartesi

Sabrina - Audrey Hepburn İzledim (Sabrina - I watched Audrey Hepburn)




Güzel bir Cumartesi gününden merhaba,
Dün gece yine bir Audrey Hepburn filmi izledim;Sabrina...
Çok güzel,şirin,hoş bir filmdi.Audrey hayranlığım depreşti :)
Sabaha karşı izledim,mutlu mutlu uykuya daldım,iyi geldi bana.
Kısaca filmden bahsetmek gerekirse ;
Yönetmen : Billy Wilder
Oyuncular : Audrey Hepburn , Humphrey Bogart , William Holden , Martha Hyer ,
Walter Hampden
Senaryo : Billy Wilder , Ernest Lehman
Yapımcı : Billy Wilder
Samuel Taylor’un oyunundan uyarlanan bu romantik komedide, unutulmaz Audrey Hepburn, Sabrina’ya hayat veriyor. New York’un ve aslında Amerika’nın en zengin ailelerinden Larabee’lerin şöforü Fairchild’ın (John Williams) kızı olan Sabrina, küçük yaştan itibaren savurgan davetlerin gizli şahidi olarak büyümüş ve kendisine sanki hiç yaşamıyormuş gibi davranan ailenin uçarı sosyete çapkını küçük oğlu David’e (William Holden) platonik bir aşkla bağlanmıştır.
Sabrina 20 yaşına geldiğinde babası tarafından Paris’e gönderilir. Böylece hem David saplantısından kurtulacak, hem de dünyanın en ünlü aşçı okulundan mezun olacaktır.
İki yıl sonra geri döndüğünde Sabrina, yaşamı ve zevklerini öğrenmiş, çekici ve ‘modaya uygun’ bir hanımefendi olmuştur. Sabrina’nın karşıkonulmaz zerafeti ve büyülü havası, üç kez evlenip boşanmış olan ‘kadın avcısı’ David’i bir kaç dakika içerisinde fetheder.
Oysa David’in babası ve ailenin sayısız şirketini yöneten işkolik ağabeyi Linus (Humphrey Bogart) yeni iş planları ve bir şirket evliliği için David’i büyük şirketlerden birinin varisi olan Elizabeth’le (Martha Hyer) nişanlamışlardır. Bu yüzden David’in Sabrina’yla ilişkisi onlar için kabul edilmez bir durumdur. Linus, olayı çözmek için kendisi işe koyulur. David’i geçici olarak ‘devre dışı’ bırakır ve Sabrina’nın dikkatini dağıtmak için onu gezdirir ve flört eder. Tabii ki genç kadının cazibesi ve pırıltısı karşısında dikkati dağılacak olan kendisidir. İzleyenleriniz vardır belki,izlemeyenler için kiiii kesinlikle tavsiye ediyorum izlemenizi :)
bu linke tıklayıp hoş vakit geçirebilirsiniz.Bu kadına bayılıyorum,demiş miydim ? :)


Mutlu geçsin hafta sonunuz


Minik

9 Ocak 2015 Cuma

Sevgi Kuşun Kanadında

Merhaba arkadaşlar,
Bugün yine bir martı objektifime yakalandı.Ben de adım adım 
bir tur dönüşünü fotoladım.Doğa sevgisi böyle bir şey işte J






Bir de çok sevdiğim bir şarkı geldi aklıma eskilerden;Coşkun Demir “Sevgi Kuşun Kanadında,Sevgi Başucumda”

Hepinize sevgi dolu günler diliyorum…

Minik