19 Aralık 2010 Pazar

Bir Yılbaşı Hikayesi


Adam 3 yaşındaki kızını, gayet pahalı bir hediyelik kaplama 
kâğıdını ziyan ettiği için azarlamıştı. Küçük kız, koskoca bir 
paket altın yaldızlı kâğıdı bir kutuyu eğri büğrü sarmak için 
kullanmıştı... Yılbaşı sabahı küçük kızı, paketi getirip:
"- Bu senin babacığım"  dediğinde çok üzüldü.
Acaba gereğinden fazla mı tepki göstermişti kızına. 
Bir gece evvel yaptığından utanarak, kutuyu açtı. Fakat 
kutunun içi boştu. Kızına gene çıkıştı:
"- Birisine bir hediye verdiğinde, kutunun içinde bir şey 
olması lazım.  Bunu da mı bilmiyorsun küçük hanım?.."
Küçük kız gözlerinde yaşlarla babasına baktı.
" - O kutu boş değil ki baba! İçini öpücüklerle doldurmuştum!..”
Babası o kadar çok üzüldü ki, koştu, kızına sarıldı. 
Beraberce ağladılar. Adam o kutuyu ömrünün sonuna kadar 
sakladı. Ne zaman keyfi kaçsa, ne zaman morali bozulsa, 
ne zaman kendini kötü hissetse, kutuya koşar, içinden minik 
kızının sevgi ile doldurduğu hayali öpücüklerden 
birini çıkarırdı.
 
Aslında bütün insanlara böyle bir kutu mutlaka verilmiştir.
Zor zamanlarda  bu kutuyu çıkarıp içine bakabilmeyi 
başarmak, mutluluğun anahtarlarından  biri olsa gerek."

(alıntı)