10 Ocak 2021 Pazar

Mary and Max

Merhaba,

Bugün bir değişiklik yapıp, animasyon tarzı film izledim. Uzun zamandır izlenmeyi bekliyordu.

Mary and Max

Adam Elliot'un yönettiği lk uzun metrajlı filmi. Mary, Avustralya'da yaşayan, ilgisiz, yoksul bir aileye sahip olan, sekiz yaşındaki yalnız bir kız çocuğudur. Postaneye gittiği bir gün şans eseri bir New York adres rehberi görür. Rehberi karıştıran Mary, New York'ta yaşayan Max Jerry Horowitz isimli bir adama mektup yazmaya başlar. Max, Manhattan'daki dairesinde yalnız yaşayan, ruhsal problemleri olan asosyal ve obez bir adamdır. 44 yaşındaki Max, Mary'nin mektubunu alır ve cevap yazar.

Aralarında gelişen dostluk, hayatı anlamalarını sağlar. Max'ın masumiyeti etkileyici gerçekten.

İzlemeyenler varsa , mutlaka izleyin derim.


Sevgiler,


Minik

9 Ocak 2021 Cumartesi

Ay Kadar Büyük Bir Gülücük - İzledim

 Merhaba,


Günlerden Cumartesi ve dışarıda mükemmel bir yağmur var, çok şükür.

Camın önünde bir süre yağmur sesini dinledim. Huzur veriyor bu ses insana :)

Sonra bir film izledim kii , ağlamanın eşiğinden döndüm.

Ay Kadar Büyük Bir Gülücük.

ABD yapımı filmin konusu farklı. Bence her öğretmenin izlemesi gereken bir film.

Hatta bu filmi çocuklarınızla da izlemenizde büyük fayda var.

Engelli çocuklar için özel eğitim öğretmeni olan Kersjes ve yardımcısı, bir gurup engelli öğrencilerini uzay kampına götürürler. Önceleri kampa gidiş maddi açıdan durumu zorlamış olasa da sonunda gitmeyi başarırlar. Kampta kendilerine çeşitli görevler verilir. Hayal gücü, liderlik, takım ruhu ve sevginin birleşiminden bütün zorlukların üstesinden gelip bütün görevleri başarıyla tamamlarlar.  

İzlenip, akıllara kazınacak filmlerden.


Mutlu bir hafta sonu dilerim.


Minik

8 Ocak 2021 Cuma

Kelime Oyunu 6




Beş kelime ile öykü, şiir, deneme, makale yazıları yazma etkinliğine katılmaya çalışıyorum, elimden geldiğince . Bu haftanın beş kelimesini sevgili arkadaşımız Momentos vermiş. 

Kelimelerimiz : Serçe, Bisküvi, Islık, Kelepçe, Mucize.


KELEPÇELİ SEVDA

Uzun zaman olmuştu Bukre'nin kalbinde yaşattığı adamı görmeyeli. Yaklaşık beş ay kadar. Üstelik haber alma imkanı da yoktu.

O sabah, erken kalktı yatağından. Kahvaltısını yapmadan önce sabah yürüyüşü için dışarı çıktı. Markete gidip bir torba bulgur aldı. Evine yakın bir park var. Sık sık o parka gidip, serçe ve güvercinleri bulgur ya da buğday ile besler. Onlar yedikçe de mutlu olurdu.

Parka gitti ve bulgurları büyük bir huzurla savurmaya başladı. O sırada yanından küçük bir kız çocuğu geçiyordu annesiyle birlikte. Kuşları görünce, onların peşinden koşmaya başladı. Yavrucak, gece uyumamış, hep ağlamış, sabah da kahvaltı etmek istememiş, annesi de dışarı çıkarmış. Bizim duygusal kadın Bukre, çantasından küçük pakette bisküvi çıkarıp, küçük kıza verdi.

Çocuk birkaç bisküviyi güle oynaya yedi. Annesi de dua etti Bukre'ye. Kısa bir süre sonra çocuk ve annesi oradan ayrıldı. Bukre yalnız başına kaldı. Derin düşüncelere daldığı sırada bir ıslık sesiyle irkildi. 

Sevdiği adam başı önde vaziyette karşı yoldan geçiyordu. Bukre çok heyecanlandı ve gözlerinden yaşlar boşalıverdi. Bu durum onun açısından mucize gibi bir şeydi. Onu uzun zaman sonra görmek ne kadar mutluluk vericiydi.

Çok enteresan bir sevdaydı onların yaşadığı. Eski zaman sevdaları gibi. Sanki iki yabancı gibi. Birbirleriyle konuşamıyor, arada bir bakışmayla yaşıyorlardı işte. Yani "ömür törpüsü" misali. Bir tek taşın altına mektup koymamışlıkları kalmıştı.

Bukre, çok acı çekiyor ve herkesten saklıyordu bu durumu. Ama kalbine söz geçiremiyordu. İmkansız bir aşk gibi düşünse de an geliyordu, çok özlüyordu.

Ağlaya ağlaya eve geldi. Kahvaltı yapmadı, sadece kahve içti. İçerken de şiir yazdı.

Kelepçe vurdun kalbime giderken

Daha ne kadar sürecek bu belirsizlik,

Umutlarım gözyaşlarımla erirken,

Canımı acıtıyor sensizlik.



Minik

7 Ocak 2021 Perşembe

Bugün Aslında Dündü - Groundhog Day

Merhaba,

Birkaç yıl önce izleyip , bugünlerde ihtiyacım olan, bir çoğunuzun bildiği filmden bahsedeceğim.

 Bugün Aslında Dündü - Groundhog Day.

Phil, hava durumu sunucusudur. Çalıştığı kanal o ve ekip arkadaşlarını özel bir bayram etkinliği için başka bir şehire gönderir. Oraya gittiğinde Phil'in hayatı değişir. İlk gün, sabah uyandığından akşam olana kadar o gün yaşadıklarını, ertesi gün ve ilerleyen günlerde tekrar tekrar yaşamaya başlar. Tüm gün boyunca gördüğü kişileri tekrar görür. Önceleri bu durum eğlenceli gelse de zamanla hastalık seviyesine gelir.

Sevdiği kadın Rita 'nın sempatik davranışları sayesinde herşey eski haline döner :)

Hani bazen deriz ya " o günü tekrar yaşasam" diye, öyle bir hisse kapılıyor insan.

Bill Murray zateeen bırakın filmini izlemeyi, fotoğrafına bakınca bile insanı gülümseten biri.

1993 ABD yapımı filmin yönetmeni Harold Ramis.

Oyuncular : Andie MacDowell, Bill Murray, Chris Elliott, Stephen Tobolowsky.

Eeeee , ne demiş büyüklerimiz "Allah bugünümüzü aratmasın" :)

Her günün kıymetini bilelim kiii , dünlere muhtaç kalmayalım.


Sevgiler


Minik

3 Ocak 2021 Pazar

Paris Manhattan - izledim

 Merhaba,

2021 başladı ve bu da ilk yayınım oluyor bu yıla ait :)


Yeni izlediğim bir film ile başlasın o zaman; Paris Manhattan

Woody Allen fanatiği bir eczacı olan Alice , Allen'in bütün filmlerini ezbere biliyor. Ayrıca odasında kocaman bir posteri var. Bir gün orta yaşlı adam Victor ile tanışır. Adam, hayatında hiç Woody Allen filmi izlememiştir. Alice, önceleri bu adamla ciddi bir birliktelik yaşayamayacağını düşünür. Zaman geçtikçe yaşanılanlar Alice'nin düşüncelerinde farklılık oluşturur. Victor, Alice'yi tanışmayı çok istediği Woody Allen ile karşı karşıya getirir, bu vesile ile aşkları da başlamış olur.

Yönetmen: Sophie Lellouche

Oyuncular: Alice Taglioni ve Patrick Bruel başta olmak üzere çok kısa bir süre Woody Allen :)


Mutlu bir hafta olsun hepimiz için .



31 Aralık 2020 Perşembe

Beş Kelime Oyunu

Merhaba,

Sevgili deeptone sayfasında gördüm. Bu hafta kelime oyunu için beş kelime var: Kedi Film Keman Hasret Ağaç.


Ben de bir şeyler yazayım dedim :)

TÜRKAN ABLA

Elli beş yaşına gelmişti Türkan Abla. Eşi vefat etmişti. Çocukları vardı ama hepsinin evi barkı, yuvası vardı. Kendisi istemişti kimseye yük olmadan yalnız yaşamayı. 

Sabahları erken kalkar, namazını kılar, günlük işlerine sarılırdı. Çok titizdi. Sanki evine her an misafir gelecekmiş gibi tertipli, düzenli dururdu.

Kedisi vardı. Bembeyaz olduğu için adını "pamuk" koymuştu. Can yoldaşıydı onun. Çocuklarına olan hasretini onunla gidermeye çalışıyordu. 

Mahalleden pek fazla kişiyle görüşmezdi. İçine kapanıktı, dedikodu yapmazdı, az konuşurdu. Bizim aramız çok iyiydi. Cuma akşamları film izlerdik birlikte, şimdilerde "romantik komedi" dediğimiz tarzda filmler. Mutlu sonlarla biten filmlere bayılırdı. Çok duygusaldı ve herkesin mutlu olmasını isterdi. Kendisi de mutlu bir hayat sürdü eşi ile birlikte.

Eşini anlatırdı bana bazen. Bir keresinde eşinin ona nasıl evlenme teklifi ettiğini anlattı.  Normalde çok utangaç bir adammış ama aşk insana neler yaptırıyormuş. Neyse efendim enişte bey, bir kasete Necdet Tokatlıoğlu'nun seslendirdiği "bir sevgi istiyorum" adlı şarkıyı kaydetmiş, bir arkadaşının da teybini alıp Türkan ablaların bahçesine girmiş. Teybi bir ağaca asmış, sesini de açmış. Türkan abla aniden balkona çıkmış. Romantik enişteyi yerlere kırmızı güllerle kocaman bir kalp şeklinin içinde görünce donup kalmış. 

Dışarı çıkmış, yavaş yavaş sevdiği adama doğru ilerlemeye başlarken çalılıkların arasından elinde kemanla "samanyolu" şarkısını çalan bir genç belirmiş. Türkan abla iyice şoka girmiş. Enişte bey, Türkan ablayı güllerden oluşan kalp içine almış. Önünde diz çökmüş. Cebinden kırmızı bir kutu içinden tek taş bir yüzük çıkarıp evlenme teklif etmiş. Türkan abla "evet" der demez ağlamaya başlamış. O anlatırken ben de ağladım tabii. 

20 yıl birlikte mutlu bir hayat yaşamışlar. Bir gün eşi rahatsızlanmış doktora gitmişler birlikte. Doktor, Türkan ablaya eşinin azıcık ömrü kaldığını söyleyince kadıncağız mutsuzluğu o zaman öğrenmeye başlamış. Eşinden saklamış hastalığını bir süre. Mutlu günlerine devam etmişler. Adam bir gün çok fenalaşmış. Türkan ablayı yanına çağırmış "sen benden sakladın öleceğimi ama ben senden saklamayacağım, ölüyorum ben. Ama çok mutlu yaşadım seninle, bu hayattan da mutlu bir şekilde gidiyorum, verdiğin sevgi ve saygı için teşekkür ederim" demiş ve Türkan ablaya sarılmış. Bir kaç saniye sonra son nefesini vermiş.

O gün bugündür Türkan abla kalben yalnız, ama öyle içten ve gerçekçi bir sevgi yaşadığı için de mutlu.

"Eskidenmiş o saf ve temiz sevgiler, günümüzde yaşananlar o günlerle boy ölçüşemezler" der hep.

 

Gerçek sevenlerle çakışsın yollarınız...


Minik     


29 Aralık 2020 Salı

KİTAP SAYFALARINDA KAYBOLMAK MİMİ

Merhaba,

Bugün de bir değişiklik yaptım. 

Sevgili arkadaşımız peubilge mimlemiş beni. 

Mimin konusu ; kitap sayfalarında kaybolmak.

Aslında çok kitap okuyamıyorum, fırsat bulup okuyanlara da imreniyorum.

1. Tekrar tekrar okumak istediğiniz kitabın adı nedir?

Çalıkuşu - Reşat Nuri Güntekin 

Orta okuldayken çok severek okumuştum. Aydan Şener, Kenan Kalav versiyonu diziyi de izlemiştim. Çok ayrı bir yeri vardır bende.

2. Konusuyla sizi içine çekmiş bir kitabı bitirdikten sonra yazara olan övgünüzü / hayranlığınızı nasıl gösterirsiniz?

O kitabı ayrı bir yere koyarım, kimsenin görmeyeceği bir yere. Emekliliğimde de okumak için. Geleceğe yatırım gibi bir varlık olur benim için. Sayfalarının arasına küçük önemli notlar yazar koyarım.

3. Unutamadığınız sizde iz bırakan kitap karakteri / karakterleri 

Bir Dilek Kadar Yakın - Barbara Freethy romanındaki Alexa

4. Okurken kendinizi üzgün , hüzünlü ve ağlarken bulduğunuz kitap var mı?

Olmaz mııı ? 

Bilinmeyen bir kadının mektubu - Stefan Zweig ve 

Yüreğim Seni Çok Sevdi - Canan Tan.

Özellikle Bilinmeyen bir kadının mektubunu okurken çok fena ağlamıştım :'(

5. Çocukken okuduğunuz sizi etkileyen fakat konusunu silik olarak hatırladığınız bir kitap var mı?

Jane Eyre - Charlotte Brontë . 

Çocukluğumda okumuş ve hatta televizyonda animasyon olarak da bölüm bölüm izlemiştim. Tam net hatırlamıyorum, ama filmini izleyeceğim, listemde var.

Eskilere götürdü beni bu mim. Teşekkürler peubilge :)


Sevgiler,

Minik


 


Mary and Max

Merhaba, Bugün bir değişiklik yapıp, animasyon tarzı film izledim. Uzun zamandır izlenmeyi bekliyordu. Mary and Max Adam Elliot'un yönet...