13 Temmuz 2016 Çarşamba

Benim Cici Köpeğim

Merhaba,

Annem geçen gün bu seramik köpeği almış. Çok sevdim onu ben. Adı BOBO :)
Kapımızın giriş bölümüne koyduk. Sanki canlıymış gibi hissediyorum.

İşte bizim sadık dostumuz :


Çocukluğumdan kalma bu şarkı ile nostaljik olayım biraz da :

Hav Hav Hav!
Benim Cici Köpeğim
Hav Hav Hav!
Köyümü Bekle

Hav Hav Hav!
Benim Cici Köpeğim
Hav Hav Hav!
Köyümü Bekle

Sana Kemik Vereyim 
Gel Biraz Da Seveyim
Bekle Cici Köpeğim 
Köyümü Bekle

Sana Kemik Vereyim 
Gel Biraz Da Seveyim
Bekle Cici Köpeğim 
Köyümü Bekle

Hav Hav Hav!
Benim Cici Köpeğim 
Hav Hav Hav!
Evimi Bekle

Hav Hav Hav!
Benim Cici Köpeğim 
Hav Hav Hav!
Evimi Bekle

Taştan.Sopadan Korkma
Yabancıyı Bırakma 
Havla,saldır Hiç Korkma
Evimi Bekle

Taştan.Sopadan Korkma
Yabancıyı Bırakma 
Havla,saldır Hiç Korkma
Evimi Bekle


12 Temmuz 2016 Salı

Dantellensin Tişörtler

Başlık şarkı sözünden esinlenmedir "yansın geceler" :)

Giysilere yeni bir soluk verme fikirlerine bayılıyorum. Özellikle dantel süslemeler çok hoş oluyor.
İşte birkaç örnek:




Kıyıda köşede kalmış dantelleri çıkarın gün yüzüne, şenlensin giysiler :)

Kolay gelsin


11 Temmuz 2016 Pazartesi

Hayalim ... (my dream)


Bir akşam üzeriydi. Tarabya civarlarında iftarı bekliyordum. Bir sessizlik çöktü ruh halime, denize baktım. O sırada bu kotra geçiyordu. En büyük hayallerimden birisidir; kotra alıp denizlere açılmak. Olur mu ki acep ? Deniz tutkumu anca böyle yaşayabilirim diye düşünüyorum. Bunları düşünürken, bari hemen fotolayayım dedim, en azından hayal ederken bana yardımcı olur diye :)


10 Temmuz 2016 Pazar

Anadolu Kavağı'nda Güneşi Batırdık


Merhaba,

Ramazan dı, Bayram dı derken, ben yine kayıplardaydım. Zaten bu aralar karabatak gibiyim :)
Bazen evdeyim, bazen geziyorum. Gezmek derken kısa mesafeler. Bir akşam üzeri Anadolu Kavağı'na gittik ailecek. Güneşi vapurdayken batırdık :)
İyi geliyor bu gezmeler bana...
Hepinize mutlu bir hafta diliyorum

Sevgilerimle

Minik


23 Mayıs 2016 Pazartesi

Su İçelim ...


Merhaba,
Arkadaşlar,ben bu aralar gece uykusuzluk çekiyorum,dolayısıyla sabahları kalkmak çok zor oluyor. Araştırdım ve bir kaç tavsiye buldum. Sizlerle de paylaşmak istedim :

Waternet Sağlıklı Beslenme Uzmanı Diyetisyen Canan Aksoy, su tüketiminin faydaları ile ilgili bilgiler verdi. Aksoy, "Yoğun bir tempoda çalışırken, su içmek genellikle unutuluyor. Özellikle masa başında çalışanlar, çay ve kahvenin su yerine geçtiğine inanırken, çayın içindeki tein; kahvenin içindeki kafein maddesinin, vücuttaki suyu kurutarak su ihtiyacınızı artırıyor. Yoğun çalışma temposunda su içmeyi unuttuğumuzu, bu nedenle vücudun ihtiyacı olan su tüketimini desteklemek için suyla hazırlanmış içeceklerin de tercih edilebilir." dedi.
Canan Aksoy, şöyle konuştu: "Mikrobiyolojik yönden içmeye uygun, ağır metallerden arındırılmış taze içme suyunu elde edebilmenin en sağlıklı ve mantıklı yollarından biri, arıtılmış içme suyudur. Masa başında çalışanların, önlerinde bir sürahi su bulundurması; ofis dışında çalışanların ise sularını, sağlıklı olan cam şişelerde taşımalı. Bununla birlikte suyu daha çekici hale getirmek için çeşitli tüketim alternatifleri oluşturmalı." diye konuştu.
Su tüketiminizi eğlenceli hale getirin diyen Aksoy, "Suyunuza ferah bir tat vermesi için saplarından ayırdığınız nane yapraklarını yıkayıp, sürahinin içine atın. Ardından, ince halkalar şeklinde doğranmış limon, portakal ve elmayı kabuklarıyla birlikte suya atarak, sürahinize renk katın. Böylece, masanızda duran su hem lezzetli bir tat alacak hem de renkli bir görüntüye kavuşmuş olacaktır." ifadelerini kullandı.
İş yaşamını kolaylaştırmak için tavsiyelerde bulunan Aksoy, şunları sıraladı:
BAĞIŞIKLIĞINIZI GÜÇLENDİRİN
Sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur. Dolayısı ile başarının sırrı, sağlıklı bir bağışıklık sisteminde gizlidir. Gün içerisinde hazırlayacağınız basit bir çay ile bağışıklık sisteminize her zamankinden daha iyi bakmanız mümkün. Ihlamur, ekinezya, karabiber, karanfil ve tarçını demleyin, içine dörde böldüğünüz bir elmayı ve kabuğu soyulmuş limonu ekleyin. Kaynama noktasına gelene kadar karışımı ısıtın. Sıcak ya da soğuk tüketebileceğiniz bu lezzetli çay ile iş hayatınız her zamankinden daha kolay geçecek.
ANTİOKSİDANLI AYRAN
Öğlen aralarında tükettiğiniz içecekler, gün boyunca şişkinliğe sebep olabilir. Evde kolayca hazırlayabileceğiniz antioksidanlı ayranınız ile öğlen aralarınızı ya da ara öğünlerinizi daha sağlıklı geçirebilirsiniz. 4-5 parçaya böldüğünüz salatalığı ve naneyi yıkayıp, yoğurtla beraber blender’dan geçirip, 2 bardak su ilave ettiğinizde, lezzetli ayranınız hazır olacak.
SAKİNLEŞTİRİCİ ÇAY
Kabul etmeliyiz ki, iş hayatı oldukça stresli. Gün içerisinde pek çok sorunla karşılaşıyoruz ve sakin kalmak her zamankinden daha önemli bir hal alıyor. Dolayısı ile sakinleştirici çayınızı yanınızdan ayırmamanızda fayda var. Papatya, rezene, melisa ve sarı kantaronu, bir bardak sıcak suyun içinde 3-4 dakika bekletip, süzerek içtiğinizde emin olun ki sinirleriniz yatışacak.
SAĞLIKLI UYKU BAŞARI GETİRİR
Evinize gittiğinizde yeteri kadar uyumanız ve ertesi gün işe dinlenmiş bir şekilde gitmeniz çok önemli. Uyku problemi yaşayan, işe sürekli geç kalan ve masa başında uyuklayanlar için ise akşam yemeklerinden sonra tüketilen ‘uyku çayı’ birebir. Bir büyük su bardağı ya da kupanın içine kantaron ve rezeneyi koyup, üzerine sıcak su ilave edin. 3-4 dakika demlenmesini bekleyip süzün ve üzerine limon sıkın. Bu lezzetli çay, hem hazımsızlık probleminizi çözecek hem de gece rahat bir uyku uyumanızı sağlayacaktır.



22 Mayıs 2016 Pazar

Ruhuma Geri Döndüm :)



Merhaba,

Çok uzun bir ara oldu.Ama mecburdum. Anca ruhuma geri döndüm :)
İki ay süren İngilizce 1. kuru bitirdim. Üç aylık bir
ara verme süremiz var. Kayıt dondurdum. Malum,önümüz Ramazan,bitiminde
bayram tatili. Kısmet olursa bir ay kadar sonra yıllık izin tatili derken zor olurdu.
Zaten öğretmenim de derslerine Eylül'de başlayacak. Denk geldi yani planlarımız.
Bu arada uzun zaman ara vereceğim için İngilizce'den kopmayayım diye, bir sürü ödev
verdi bana öğretmenim :) Değişen bir şey yok yani. Evde çalışacağım.
Öğretmenim çok iyi. Abi - kardeş gibi olduk. Desteği sayesinde sınıfta cümle kurup
konuşmaya başlayan ilk öğrenciyim.
Aslında yıllar evvel bundan iyi seviyedeydim,ama unuttum :(
Açıkçası belli bir yaştan sonra zor da olmuyor değil,ama başaracağım inşallah ...

Daha önümde Açıköğretim Final sınavları var. "Hayat bir sınav zaten " deyip
çok fazla kendimi kasmamaya dikkat ediyorum.

Bu arada çok sevdiğim Beşiktaş'ımmmm da şampiyon oldu :)
O da ayrıca mutluluk kaynağım oldu.

Sevgili arkadaşım Deep Tone der ki :"Çoğumuz, çoğu zaman kendimizi unutmak isteriz.
Öyle bir şey gelsin başımıza ki unutalım kendimizi"
Ben de bu duruma gelmiştim. Unutmuştum kendimi :)

Şimdilik hayat böyle gidiyor.

Herkese Sevgiler ...


Minik

 

2 Nisan 2016 Cumartesi

İngilizce Dersi (English Lesson)


ingilizce-ders


Merhaba,

Son zamanlar o kadar yoğunlaştı ki hayatım...
Sebebi;artık gündüz çalışıp,Çarşamba ve Cuma akşamları İngilizce kursuna 
gidiyorum.
Hayatımın en büyük eksikliklerinden birini tamamlamak istedim.
18 yıl uzak kalınca,böyle hatırlamaya çalışıp,hem iş hem de özel hayatta 
kendimi iyi hissetmem gerekiyordu.
Şimdilik zevkli geçiyor.Her akşam tekrarlar ve ödevler yapıyorum.
Zaman ilerledikçe zorlanacağımı düşünüyorum,umarım yanlış düşünüyorumdur.

Siz de kendiniz için bir şeyler yapın,elinizdeki imkanlarla.
Kendinize önemli olduğunuzu hissettirin.


Hepinize mutlu hafta sonları diliyorum.

Sevgilerimle

Minik

29 Şubat 2016 Pazartesi

Voltaire'den özlü sözler

Yaşam bir rüyadır, ölüm ise bir uyanış.
Kendilerini başkalarının kurtarmasını bekleyen kişiler yalnız kölelerdir.

Söylediklerini kabul etmeyebilirim ama bunları ifade hakkını ölene kadar desteklerim.
Birçoğu yanlış düşünür, bazıları hiç düşünmez, gerisi düşünenleri kötüler.
Kendi kendini değiştirmenin ne kadar güç olduğunu düşünürsen başkalarını değiştirmeye çalışmada şansının ne kadar az olduğunu anlarsın.
Pek az insan başkalarının deneyimlerinden yararlanmayı bilecek kadar akıllıdır.
Kendinden daha güçsüz olanlara güç gösterisinde bulunanlar ancak korkaklardır.
İnsan, zeka karşısında eğilmeli, ama şefkat karşısında diz çökmelidir.
Kendini akıllı sanan herkes aptaldır.
Yapabildiğin kadar söz ver, sonra söz verdiğinden daha fazlasını yap.
Hırs bir teknenin yelkenini şişiren rüzgara benzer. Fazlası tekneyi batırır, azı tekneyi olduğu yerde saydırır.
Korku suçu, suç cezayı doğurur.
Kötü insanlar, yeryüzüne serpilmiş bir avuç iyi insanı sınamaya yarar.
Kendimizden güçsüz olanlara öfkelenmek kendi güçsüzlüğümüzün göstergesidir.
Tarih, üzerinde fikir birliğine varılmış masallardır.
Batıl inanç ve cehaletten oluşan fanatizm, bütün asırlar boyunca bir hastalık olmuştur.
Cesur olduğumuzu, ancak tehlike ile karşılaşınca anlarız. Ama tehlikeleri seçemeyen adama hemen kahraman gözü ile bakmak yanlıştır.
Çalışmak bizi şu üç büyük beladan kurtarır: Can sıkıntısı, kötü alışkanlıklar ve yoksulluk.
Ne kadar çok bilirsen, o kadar az emin olabilirsin.
İnsanın karşısına iyilik etme fırsatı kötülük etme fırsatından çok daha az çıkar.
Dil dökenin yüreğinde kötü niyet saklıdır.
Küçük insanların büyük gururları olur.
(Voltaire)

28 Şubat 2016 Pazar

İzledim... Alaska'da Aşk - Mining for Ruby

Alaska’da Aşk 2014 Türkçe Dublaj Film İzle

Merhaba,

Dün gece film izledim.Konu yine aşk...
Güzel ve sakin vakit geçirmek isteyenler için alternatif olabilecek bir film.
Adı:Alaska'da Aşk.
Orjinal Adı:Mining for Ruby
Billy Zane Oyunculuğu ile 2014 yapımı olan filmin yönetmeni Zoe Quist,oyuncuları Billy Zane, Jonathan Bennett, Mischa Barton.

Dul bir kadın olan Ruby,çevreci olan bir adama aşık olur. Aralarında yakınlaşmalar başlar ve zamanla ikili çevreye daha fazla ilgi gösterirler. Doğayla iç içe zaman geçiren ikilinin başında ormanda da birtakım olaylar gelir. Dramatik sahnelerin ve romantik dakikaların hakim olduğu film; tam da evli çiftlerin ve sevgililerin izleyebilecekleri tarzda.

Hepinize aşk tadında bir hafta diliyorum.

Sevgilerimle

Minik

22 Şubat 2016 Pazartesi

Sunay Akın'dan ...

Merhaba,

Bugün sizlerle çok sevdiğim Sunay Akın'dan bir yazı paylaşacağım:




Alman Kralı II. Frederick 1750 yılında Potsdam'dan geçiyor. Orayı çok beğeniyor ve 'Bana şuraya bir saray yapın" diyor. Ertesi gün adamları gidip bakıyorlar, Kral'ın beğendiği yerde bir değirmen. Adamlar kapıyı çalıyor, yaşlı değirmenci açıyor.
- Buyurun?
- Bizi Kral gönderdi. Burayı görüp çok beğendi, satın alacak. Kaç para?
- Satmıyorum ki ne parası?
- Saçmalama Kral istedi.
- Bana ne. Ben satmadıktan sonra kimse alamaz ki.
Adamları gelip Kral'a diyorlar ki;
- Efendim beğendiğiniz yerdeki değirmenci deli. Satmıyorum dedi.
- Çağırın bakalım bana şu adamı.
Değirmenci gelip, Kral'ın karşısında duruyor. II. Frederick;
- Yanlış anladınız herhalde beyefendi, ben satın almak istiyorum orayı. Kaç para?
- Yoo yanlış anlamadım, adamların da dün bunu söyledi. Satmıyorum!
- Beyefendi inat etmeyin, paranızı fazlasıyla vereceğim.
- Sen koskoca kralsın, paran çok. Git Almanya'nın heryerine saray yap. Burayı benden önce babam işletiyordu. Ona da babasından kalmış, ben de çocuğuma bırakacağım. Satmıyorum!
II. Frederick ayağa kalkıyor;
- Unutma ki ben Kralım!
Değirmenci bakıyor ve diyor ki;
- Asıl sen unutma ki Berlin'de hakimler var!
Hiçbir güç, hiçbir siyaset, hiçbir iktidar kral bile olsa adaletten üstün değildir. Hiç kimse adaletin üstüne çıkamaz. Orada oturamaz. Bugün bütün gelişmiş ülkeler hukuk fakültelerinde bu olayı anlatırlar. "Berlin'de hakimler var!"
- Potsdam'da Sansosi Sarayı. Saray ve değirmen yan yana. Kral ve değirmenci adaletle komşu oluyor.
Sabahları II. Frederick arka bahçeye çıktığında değirmenci sesleniyor;
- Hey Frederick, ekmek yaptım göndereyim mi?
II. Frederick diyor ki;
- Adalet her sabah bana, sıcak bir ekmek kokusuyla gelirdi.
Ve 31 Aralık 1917. Berlin'de bir otelde yılbaşı kutlamaları yapılacak, Osmanlı heyeti var orada. Aralarından biri bu öyküyü anlatıyor. Ve;
- Hadi Potsdam çok yakın. Gidip adaletin simgesi olan o değirmen ve sarayı yanyana görelim.
Kimse gelmiyor ve o öyküyü anlatan tek başına kalkıp gidiyor. Herkes yılbaşı kutlarken o gidip adaletin simgesini izliyor uzun uzun. O Mustafa Kemal Atatürk...
(Sunay Akın)



21 Şubat 2016 Pazar

Saklı Düşler - Radyoritim - Abdullah Gölbaşı

Usta programcı yeniden radyoda

Merhaba,
Yaklaşık bir ay önce, bir gece uyku tutmadı beni.Zaten kendimle baş başa kaldığım zamanlar hep gecelerdir.Başımı yastığa koyduğumda biiirrr sürü şey düşünürüm...
Yine düşüncelere daldığım o gece cep telefonumdan radyoları karıştırırken rastladım ona.Şöyle diyordu program cıngılı: "Bu bir inanmışlığın programı,adam mutlu,adam huzurlu,adam gecelere fısıldıyor,adam gece düşçüsü,adam radyocu,hoyrat bir adamın kırdığı kadına merhaba diyor,adam sahaflardan naftalin kokulu kitaplar topluyor,adam yürekli,adam yılmıyor,her gece bağırıyor,mutlu olmak zorundasın, sen her seysin, ânı yaşamaktan başka meşguliyetin olmasın,kimseyi ikna etmek zorunda deģilsin ve sen diyor;hey dostum! kafana göre yaşa,Adamı bir kere dinlesen seversin" 
Adam,çok değerli Abdullah Gölbaşı...

Oldukça ilgimi çekti program, bitişine kadar dinledim.Bazı şeylerin yeniden önemini hissetmeye başladım.Bu sayede artık gün içinde yaşadığım problem ya da beni etkileyen durumlarda kendimi frenlemek kolay olmaya başladı.Pazartesi,Salı,Çarsamba,Perşembe 23.00'de Radyoritim.com 103.8'de...

Dinleyin siz de,valla seversiniz :)

Sevgilerimle

Minik

15 Şubat 2016 Pazartesi

Meryl Streep'ten

Merhaba,
İnsan bazen kendisi ile baş başa kaldığında,nerede nasıl davranması gerektiğini beyninde formülize etmesi gerektiğini düşünüyorum.Bu konuda bana yardımcı olan Meryl Streep dertlerime tercüman oldu diyebilirim.Şöyle ki:

Meryl Streep


Bazı şeyler için artık sabrım yok.
Ukala biri haline geldiğim için değil, aksine hayatımda artık beni mutsuz eden ya da üzen şeyler ile vaktimi daha fazla kaybetmek istemediğim bir noktaya ulaştığım için…
Laf sokmalara, haddinden fazla eleştirilere ve hangi türden olursa olsun talep ve beklentilere artık sabrım yok.
Benden hoşlanmayan insanları memnun etmeye, beni sevmeyen insanları sevmeye ve bana gülümsemeyen insanlara gülümsemeye yönelik arzumu kaybettim.
Artık yalan söyleyen ve beni yönetmek isteyen insanlara bir tek dakika bile harcamak istemiyorum.
Oyunların, ikiyüzlülüğün, sahtekarlıkların ve ucuz övgülerin olduğu ortamlarda bulunmak istemiyorum.
Çok bilmişliğe ve akademik ukalalığa tahammülüm yok.
Aynı şekilde boş dedikodulara da bulaşmak istemiyorum.
Uyuşmazlıklardan ve karşılaştırmalardan nefret ediyorum.
Farklılıklardan, hatta zıtlıklardan oluşan bir dünyaya inanıyorum, bu nedenle katı ve toleransı olmayan olan insanlardan kaçınıyorum.
Arkadaşlıkta sadakatsizlikten ve ihanetten hoşlanmıyorum.
Birisine nasıl iltifat edileceğini ya da cesaretlendirmek için ne diyeceğini bilmeyen insanlarla bir arada olamıyorum.
Abartılar beni sıkıyor.
Ve her şeyin de üzerinde, sabrımı hak etmeyen hiç kimseye sabrım yok.

Meryl Streep

14 Şubat 2016 Pazar

Sevgililer Günüymüş





Bugün Sevgililer Günüymüş."Sevginin günü" diyor bazıları.

Bizim zamanımızda sevgi bir güne sığmazdı sevdiceğim,saçma gelirdi bize birçok kişinin anlamlı bulduğu bu günler.Bu yüzden hiçbir 14 Şubat'ı birlikte geçirmedik.

Sevgililer Günü ne demektir diye sorulduğunda aşk ya da sevgi hatırlanmayıp sadece "hediye" kelimesi akla geliyor.Yani kapitalizmin kutsal günü.

Sevgiyi her güne,her ana uygulayalım,ki değer kazansın.Uzun yıllar sürsün,unutulmasın...

Sevgi ile geçecek yeni bir hafta geçirmeniz dileğimle

Minik

13 Şubat 2016 Cumartesi

Kocan Kadar Konuş Diriliş (izledim)



Merhaba,

Perşembe akşamı,iş çıkışı,arkadaşımla "Kocan Kadar Konuş Diriliş" e gittik.Yoğun bir iş günü sonrası iyi geldi bu film.Hani bazı filmleri illa sinemada izlemek isteriz ya,bu film de benim için böyleydi.İlk filmin devamı niteliğinde,günümüzde 30 unu aşmış kızların evlenmeden önce yaşadığı zorlukların komedi ile desteklenerek anlatımıydı kısacası.
Aslında benim de zaman zaman çevremdeki insanların yaşadıklarına bakarak,yaşamaktan korktuğum şeyleri anlatıyor.
Ezgi Mola'yı da seviyor olmam,filmi zevkle izlememi sağladı :)

Rabbim'in herkese istediği şeylerin mutluluk getireceklerini yaşatması dileğimle

Mutlu hafta sonları

Minik

10 Şubat 2016 Çarşamba

Kardeşim Benim (izledim)



Merhaba,

Geçtiğimiz Pazar günü,annem kardeşim ve ben "Kardeşim Benim" filmine gittik.Annem ve ben çok seviyoruz Burak Özçivit'i.Asıl filmi izlerken onun gibi bir erkek kardeşim olmasını istediğimi farkettim.Gayet başarılı,topluma verdiği mesajlarla eğitici,her yaştan kişinin izleyeceği türden sade ve etkili,zaman zaman güldüren,zaman zaman gözlerden damlalar akıttıran çok keyif alarak izlediğim bir film.İzlemeniz şiddetle tavsiye edilir :)
Murat Boz, Burak Özçivit, Aslı Enver harika üçlü oluşturmuşlar.

9 Şubat 2016 Salı

"YARIN KİMSEYE VAAD EDİLMEMİŞTİR" (MURATHAN MUNGAN)

Merhaba,
Bu aralar içsel yolculukta zaman geçiriyorum :) Birçok şeyi eleyip,yeni düşüncelere yer ayırmak ya da geliştirmek için diyelim.Bazı yardımlar alıyorum bunu yaparken tabi ki... Bunlardan biri de MURATHAN MUNGAN . İşte an'ı yaşamanın önemi:
"Önce, evlendiğimizde hayatın daha iyi olacağına inandırırız kendimizi.Evlendikten sonra, bir çocuğumuz doğduktan, hatta ardından bir tane daha olduktan sonra, hayatın daha iyi olacağına inandırırız kendimizi...
Sonra çocuklar yeterince büyük olmadıkları için kızar, onlar büyüyünce daha mutlu olacağımıza inanırız. Bundan sonra, ergenlik dönemlerinde çocuklarla uğraşmamız gerektiği için öfkeleniriz. Kendimize, çocuklarımız bu dönemden çıkınca daha mutlu olacağımızı, yeni bir araba alınca, güzel bir tatile çıkınca, emekli olunca, yaşantımızın dört dörtlük olacağını söyleriz...
Gerçek ise, şu andan daha iyi bir zaman olmadığıdır. Eğer şimdi değil ise ne zaman? Hayatınız her zaman mücadelelerle dolu olacaktır. En iyisi, bunu kabul edip her ne olursa olsun, mutlu olmaya karar vermektir. En sevdiğim sözlerden biri Alfred D. Souza'ya aittir. Der ki...
"Uzun zamandan beridir, gerçek hayatın başlamak üzere olduğu izlenimine kapılmıştım. Fakat her zaman yolumun üzerinde bir engel, öncelikle erişilmesi gereken bir şey, bitmemiş bir iş, hizmet edilecek zaman, ödenecek bir borç oldu. Sonra hayat başlayacaktı. Sonunda anladım ki, bu engeller benim hayatımdı..."
Bu görüş acısı, mutluluğa giden bir yol olmadığını gösterdi. Mutluluk yoldur, öyleyse sahip olduğunuz her anın kıymetini bilin ve mutluluğu, vaktinizi harcayacak kadar özel biriyle paylaştığınız için, ona daha fazla değer verin. Unutmayın, zaman hiç kimse için beklemez. Öyleyse...
Okulu bitirene kadar,
100 milyar kazanana kadar,
Çocuklarınız olana kadar,
Çocuklarınız evden ayrılana kadar,
İşe başlayana kadar,
Evlenene kadar,
Cuma gecesine kadar,
Pazar sabahına kadar,
Yeni bir araba,
Ya da ev alana kadar,
Borçları ödeyene kadar,
İlkbahara kadar,
Yaza kadar,
Sonbahara kadar,
Kışa kadar,
Maaş gününe kadar,
Şarkınız söylenene kadar,
Emekli olana kadar,
Ölene kadar...
Mutlu olmak için, içinde bulunduğunuz "an"dan daha iyi bir zaman olduğuna karar vermek için beklemekten vazgeçin!
Mutluluk bir varış değil, bir yolculuktur.
"Pek çokları mutluluğu insandan daha yüksekte ararlar, bazıları da daha alçakta. Oysa mutluluk insanın boyu hizasındadır..."
Unutmayın! "YARIN KİMSEYE VAAD EDİLMEMİŞTİR"
MURATHAN MUNGAN

8 Şubat 2016 Pazartesi

Ali Denizci'den "Hayatın Bir Gerçeği"

Merhaba,

Güzel bir hafta olması dileğimle sizlere Ali Denizci'nin hayatın bir gerçeğini hatırlatmak istedim.
Diyor ki:

Sana "Normal" diye öğretilen şey; İşe gitmek için satın aldığın kıyafetleri giyip, işe gitmek için hala ödemesini yapmakta olduğun arabanla trafiğe girip, gittiğin işte ise giydiğin kıyafetin, bindiğin arabanın ve bütün gün sen işteyken boşta duran evin parasını ödeyebilmek için çalışmaktır. Bence bu zır deliliğin tepe noktasıdır.






Şöyle bir düşününce,hak vermemek mümkün değil.Zaman zaman kendimle baş başa kaldığımda
ben de böyle bir hisse kapılıyorum ister istemez... Ama her şeyden önce,kendi kendime bakabilmem,ayakta durabilmem için çalışmam gerektiği düşüncesi baskın geliyor.


Minik

7 Şubat 2016 Pazar

Sonunda Deep Tone kitaplarıma kavuştum

Merhaba,

Benim sevgili arkadaşım deep tone 'nin yazmış olduğu kitapları,bir türlü alamamıştım.En sonunda D&R'dan sipariş verdi bir bayan arkadaşım.Sonunda kavuştum kitaplarıma.Bir kitap daha var,onu da en kısa zamanda alacağım.Kitaplarım iş yeri adresime geldi.Çok mutlu oldum onları elime alınca :) Okudukça insanın içi ısınıyor,psikolojisi düzeliyor.
Okumayanlar varsa,tavsiye ederim.

Yüreğine sağlık Deep,Allah yolunu açık etsin.Heee bu arada ; "iyi ki varsın" 

Sevgilerimle 



25 Ocak 2016 Pazartesi

Martılar ...


Merhaba,

Öğlen yemek vakti gelip arkadaşlarımla dışarı çıktığımızda,deniz tarafına indiğimizde martıları görünce dayanamayıp hemen fotolarını çekiyorum.Onlara bakınca özgürce uçmalarına imreniyorum desem yalan olmaz :) Bu karelere bakınca ruhum dinleniyor.Bir de vapura bineceksem,yanıma simit alıp,martılara atıyorum.Onlar yedikçe mutlu oluyorum.Doğa candır,belki de her şeyin cevabı onda saklıdır ... 









24 Ocak 2016 Pazar

Sınav Haftası ve Grip



Merhaba,

Bugün sınav vardı.Açıköğretim sınavları... Ben de açık öğretimdeyim,dış ticaret bölümü.
Dün iş yerimde çalışırken,bir yandan da kar yağışından dolayı sınavların ertelenmesini
beklerken,cep telefonuma gelen "sınava erken gelin" misali mesajı görünce ümitlerim suya
düştü :) Neyse sabahın köründe döküldüm yola.Dün o kadar değil de bugün soğuktan dondum.
Sınavda çok öksürdüm,eve gelirken de çoook hapşurdum ve eve geldiğimde halsizlik eşliğinde
grip oldum yine.Halbuki daha yeni geçmişti gribim,tazelemiş oldu.
C vitamini,mandalina,portakal ile atlatırım inşallah.

Sınavım mı nasıl geçti ? Allah büyük :)

Hepinize sağlıklı ve huzurlu bir hafta dilerim

Minik